Yıkılan Hayatlar: Sazonov Ailesinin Hikâyesi

Yıkılan Hayatlar: Sazonov Ailesinin Hikâyesi

Yıkılan Hayatlar: Sazonov Ailesinin Hikâyesi İnsanlığın bilimsel ilerleme, teknolojik gelişmeler ve insan haklarına dair evrensel değerlerle övündüğü XXI. yüzyılda, bizi geçmişin en karanlık sayfalarına geri götüren hikâyeler hâlâ var. Bu, Sazonov ailesinin hikâyesidir — ayrılığın, çaresizliğin ve en temel insani hak olan birlikte olma hakkı için verilen mücadelenin hikâyesi. Sergey Sazonov’un Kaderi Sergey Sergeyeviç Sazonov, 29 Ağustos 1983 tarihinde Rusya’nın Rostov bölgesine bağlı Şahtı şehrinde doğdu. Çocukluğu kolay geçmedi: 6–11 yaşları arasında annesiyle birlikte Türkmenistan’a taşındı ve hayatını orada yeniden kurmaya başladı. Uzun yıllar Mary vilayetinde, Murğap şehrinde yaşadı. 2016 yılında daha iyi bir gelecek umuduyla Türkiye’ye geldi. Ancak kaderi dramatik biçimde değişti: pasaportunun süresi 2019 yılında doldu ve 18 Aralık 2024’te Türkiye polisi tarafından oturma izni olmadığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Dokuz gün sonra, 27 Aralık 2024’te Aşkabat’a sınır dışı edildi. Ailesine kavuşmak, eşine ve çocuklarına destek olmak yerine, kendisine 27 Aralık 2029’a kadar geçerli beş yıllık Türkiye’ye giriş yasağı verildi. Anna ve Çocuklar: Gücün Sınırında Bir Mücadele Bugün eşi Anna Sergeyevna Sazonova, Rusya Federasyonu vatandaşı, en acımasız düşmana bile dilemeyecek bir durumda bırakılmıştır. Sergey ile iki çocukları vardır: büyük oğulları beş yaşındadır, küçük çocukları ise çok kısa süre önce dünyaya gelmiştir. Ancak annelik sevinci yerini derin bir çaresizliğe bırakmıştır — bebek prematüre doğmuş, yaşamı ilk günlerinden itibaren tehlike altına girmiştir. Şu anda hastanede, kuvözde, zayıf ve ağır hasta durumdadır. Anna tamamen yalnız kalmıştır. Bir yanda evde sürekli bakıma muhtaç bir çocuk, diğer yanda hastane duvarları arasında yaşam mücadelesi veren bir bebek… Bu sırada baba — hayatta olan, sağlıklı, ailesinin yanında olabilecek bir insan — zorla ailesinden koparılmış, en kutsal görevini yerine getirme hakkından mahrum bırakılmıştır: eş ve baba olma hakkından. Anayasa ve Gerçeklik Türkmenistan Anayasası’na göre, hukuki boşluklar veya çelişkiler durumunda uluslararası hukuk normları esas alınmalıdır. Uluslararası hukuk ise açık ve nettir: her insanın seyahat özgürlüğü ve aile birleşimi hakkı vardır. Ancak Türkmenistan’da bu normlar yalnızca kâğıt üzerinde kalmaktadır. Aileler parçalanıyor. Kadınlar dayanılmaz yüklerle baş başa bırakılıyor. Çocuklar babasız büyümek zorunda kalıyor. Anayasanın teminatı olması gereken devlet, onun en büyük ihlalcisine dönüşüyor. Sazonov ailesinin hikâyesi münferit bir olay değildir. Bu, insanın — eğer Berdimuhamedov ailesine veya onların yakın çevresine mensup değilse — hiç kimseye dönüştüğü bir sistemin yansımasıdır. Hakların sadece kâğıt üzerinde var olduğu, insanların en basit talep için bile yalvarmak zorunda kaldığı bir ülkede: ailesiyle birlikte olabilmek için. Görmezden Gelinemeyecek Bir Soru Neden XXI. yüzyılda, biri yaşam mücadelesi veren iki çocuğu olan bir anne yardım için yalvarmak zorunda bırakılıyor? Neden bir baba, yeni doğan çocuğunun elini tutmak yerine, anlamsız kararlar ve zalim yasaklar nedeniyle ailesinden uzak yaşamaya mahkûm ediliyor? Bu sorular yalnızca Türkmenistan makamlarına değil, adalete, insanlığa ve insan haklarına hâlâ inanan herkese yöneliktir. Çünkü bugün bu durumu kabullenirsek, yarın herhangi birimiz Sazonov ailesinin yerinde olabilir. Bir Değer Olarak Aile Aile, insan yaşamının temelidir. Soyut bir kavram değil, kalpleri mesafelere ve yasaklara rağmen birlikte atan canlı insanlardır. Sazonov ailesinin hikâyesi, aile hakkının gasp edilemeyeceğine ve uluslararası toplumun sessizliğinin diktatörlerin elini daha da güçlendirdiğine dair bir vicdan çığlığıdır. Anna ve çocukları, bugün her zamankinden daha fazla bir eşe ve bir babaya ihtiyaç duyuyor. Ve tam da şimdi — yeni doğan bir bebeğin kaderinin belirlendiği, bir ailenin hayatta kalma mücadelesi verdiği bu anda.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo