Soru: Bugün itibarıyla Türkmenistan vatandaşlarının Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri saflarında Ukrayna’ya karşı savaşa katılımı hakkında neler bilinmektedir? Cevap: Rusya, Orta Asya ülkelerinden insanları savaşa katılmaları için aktif olarak işe almaktadır. Ne yazık ki, bunlar arasında Türkmenistan vatandaşları ve Rus vatandaşlığına sahip etnik Türkmenler de bulunmaktadır. Verilerimize göre, Ukrayna’ya karşı savaşmış veya hâlen savaşan en az 488 Türkmenistan vatandaşının isimleri bilinmektedir. 2025 yılı yazı itibarıyla en az 61 Türkmenistan vatandaşı hayatını kaybetmiştir. Bunlar yalnızca kaynaklarımızdan elde edilen ve Rusya Silahlı Kuvvetleri yapılarından alınan bilgiler de dahil olmak üzere doğrulanabilen vakalardır. Tahminlerimize göre, savaşa katılan ve hayatını kaybeden Türkmenistan vatandaşlarının gerçek sayısı birkaç kat daha fazla olabilir. Aynı zamanda, Orta Asya’daki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Rusya Silahlı Kuvvetleri ile sözleşme imzalayan Türkmenistan vatandaşlarının sayısı en düşük seviyededir. Soru: Türkmenistan vatandaşlarını ve diğer yabancı uyrukluları işe almak için hangi yöntemler kullanılmaktadır? Cevap: Yabancı vatandaşların işe alınması birkaç temel yöntemle gerçekleştirilmektedir. Birinci yöntem maddi teşviktir. İnsanlara aylık 2.000 ila 3.000 ABD doları arasında yüksek maaş, Rus vatandaşlığı, sosyal haklar ve çeşitli ödemeler vaat edilmektedir. Birçok kişi, kendileri ve aileleri için para kazanma umuduyla bu teklifleri kabul etmektedir. İkinci yöntem aldatmadır. İnsanlara inşaat, güvenlik, depo veya şoförlük gibi sivil işler teklif edilmektedir. Kendilerine bu işin Rusya Savunma Bakanlığı ile bağlantılı olduğu söylenir, ancak bunun askeri hizmet olduğu belirtilmez. Sözleşme imzalandıktan sonra kısa bir eğitim verilir ve ardından cepheye gönderilirler. Üçüncü yöntem zorlamadır. Bu yöntem özellikle işçi göçmenler arasında yaygındır. Yasal statülerinin zayıflığı istismar edilmektedir. Örneğin: vize süresinin dolması, yasal statünün uzatılamaması, idari gözaltı. Bu durumlarda kişilere uzun süreli hapis cezası ile askeri sözleşme imzalama arasında bir “seçim” sunulmaktadır. Soru: Yabancı vatandaşlar cephede hangi görevleri yerine getiriyor ve bu ne kadar tehlikelidir? Cevap: Sözleşme imzalandıktan sonra yabancı vatandaşlar genellikle bir ila iki hafta süren kısa bir eğitimden geçirilir. Daha sonra doğrudan savaş bölgesine gönderilirler. Yabancı vatandaşların büyük çoğunluğu piyade ve saldırı birliklerinde görev yapmaktadır. Bunlar en tehlikeli görevler arasındadır. Topçu ateşi ve drone saldırıları tehdidi altında uzun mesafeleri yürüyerek ilerlemek zorunda kalırlar. 3.000’den fazla yabancı savaşçının ölümüne ilişkin verileri analiz ettik ve bunların %42’sinin sözleşme imzaladıktan sonraki ilk dört ay içinde hayatını kaybettiğini tespit ettik. Bu durum, yabancı savaşçılar arasındaki ölüm oranının son derece yüksek olduğunu göstermektedir. Soru: Savaşa katılan Türkmenistan vatandaşlarını hangi hukuki sonuçlar beklemektedir? Cevap: Türkmenistan yasalarına göre, Türkmenistan vatandaşlarının yabancı ülkelerdeki silahlı çatışmalara katılması suçtur. Bu suç, 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir. Ayrıca paralı askerlik, yani maddi çıkar karşılığında savaşa katılmak da suçtur ve 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir. Ancak hukuki sonuçlar en büyük risk değildir. En büyük tehlike, cephede hayatını kaybetme riskinin çok yüksek olmasıdır. Soru: “Yaşamak İstiyorum” projesi nedir ve ne tür yardım sağlamaktadır? Cevap: “Yaşamak İstiyorum” projesi, 2022 yılında savaşın başlamasından sonra kurulmuştur. Projenin amacı, askerlerin ve yabancı vatandaşların Ukrayna Savunma Kuvvetleri’ne gönüllü olarak teslim olarak hayatlarını kurtarmalarına yardımcı olmaktır. Proje şu imkanları sağlamaktadır: gizli iletişim, güvenli çıkış koordinasyonu, kişinin hayatının korunması. Projeye başvuran kişilerin bilgileri tamamen gizli tutulmaktadır. Projenin internet sitesi bugüne kadar 50 milyondan fazla kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Soru: Türkmenistan vatandaşları bu projeye başvurabilir mi? Cevap: Evet. Türkmenistan vatandaşları projeye başvurabilir ve yardım alabilirler. Cephede bulunan ve hayatını kurtarmak isteyen kişiler için güvenli çıkış ve teslim olma süreci organize edilebilir. Ayrıca zorla savaşa gönderilmekten korkan kişiler de projeye başvurabilir. Soru: Sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar nasıl bir rol oynayabilir? Cevap: En önemli rol bilgilendirmedir. Savaşın gerçek riskleri, işe alım yöntemleri ve hayat kurtarma imkanları hakkında bilgi yaymak son derece önemlidir. Kamuoyu baskısının etkili olduğunu gördük. Bazı ülkelerde bu konuda bilgi yayıldıktan sonra yetkililer vatandaşlarını korumak için önlemler almaya başlamıştır. Soru: Türkmenistan yetkilileri bu konuda bir tepki verdi mi? Cevap: Evet. Türkmenistan vatandaşlarının savaşa katılımına ilişkin bilgilerin yayımlanmasından sonra Türkmenistan diplomatik temsilcileri ile temas kurulmuştur. Konsolos Serdar Kakadjanov ve elçilik üçüncü sekreteri Begenç Soyunov, Türkmenistan yetkililerinin bu bilgileri inceleyeceğini ve gerekli bilgilendirme çalışmalarını yapacağını belirtmiştir. Türkmenistan diplomatik temsilciliklerinin diyaloga açık olduğu da ifade edilmiştir. Soru: Türkmenistan vatandaşlarına mesajınız nedir? Cevap: Türkmenistan ve Ukrayna halkları her zaman barış içinde yaşamıştır. Ülkelerimiz arasında hiçbir zaman düşmanlık olmamıştır. Türkmenistan vatandaşlarını bu savaşın bir parçası olmamaya çağırıyoruz. Bu sizin savaşınız değildir. Bu savaş sadece ölüm ve yıkım getirir. Eğer bir kişi zaten savaşta bulunuyorsa ve hayatını kurtarmak istiyorsa, “Yaşamak İstiyorum” projesi ile iletişime geçebilir: https://t.me/spasisebyabot� Hayatınızı korumanıza yardımcı olacağız.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.