Yalanı İmzala, Kamera Karşısında Gülümse, Acını Gizle: Türkmenistan’da “Yardım” Nasıl Sahneye Konuyor ve İnsanlar Nasıl Yok Ediliyor Dayanç İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan Türkmenistan’da Gurbanguli Berdimuhammedov Hayır Vakfı’nın yıldönümü bir kez daha kutlandı. Resmi ve yarı resmi kaynaklar törenlerden, başarı hikâyelerinden, insani hedeflerden ve yeni açılan internet sitesinden söz etti. Her şey tanıdık bir şekilde sunuldu: özenle seçilmiş kelimeler, kurgulanmış görüntüler ve “devletin şefkati” anlatısı. Ancak gerçek değişmedi. Dekor değişince gerçek değişmez. Bir internet sitesi açmak adalet yaratmaz. Yıldönümleri gerçek yardım üretmez. Yeni görüntüler bir sahneyi gerçeğe dönüştürmez. Türkmenistan halkı bu senaryoyu çok iyi tanıyor. Bu bir tiyatrodur. Aynı iktidar ailesi ve çevresi “yardım eden” rolünü oynar, halk ise figüran olur. İnsanların acısı ise propaganda için bir araç haline getirilir. Bu nedenle bağımsız kaynakların aktardıkları son derece önemlidir — çünkü onlar sahnenin arkasını gösterir. Radio Azatlık’ın aktardığına göre, vakfın yıldönümü sürecinde Balkan vilayetinde yaşananlar “yardım” olarak tanımlanamaz. Vakıf temsilcileri ve yerel yetkililer engelli çocukların bulunduğu aileleri ziyaret etmiş, kameralar önünde hediyeler dağıtmış, teşekkür görüntüleri kaydetmiştir. Ancak çekimler bittikten sonra… bu hediyelerin bir kısmı geri alınmıştır. Daha da çarpıcı olan ise şudur: İnsanlara, yardımı tam olarak aldıklarına dair belgeler zorla imzalatılmıştır. Önce kamera. Sonra hediye. Sonra imza. Ve ardından — yardımın geri alınması. Eğer bu bilgiler doğruysa, bu bir hata değildir. Bu, yardımın bilinçli olarak sahnelenmesi ve bunun resmi belgelerle “gerçek” gibi gösterilmesidir. Kağıt üzerinde — yardım yapılmış. Videoda — minnettar insanlar. Gerçekte — boş eller. İşte sosyal politikanın bir gösteriye dönüştüğü nokta budur. Kamera Yoksa, Sen de Yoksun Rozgül Mamekova’nın hikâyesi sistemin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır. İki engelli çocuğun annesi. Kamera yok. Gösteri yok. “Yardım” yok. Sadece destek almaya çalıştı. Karşılaştığı ise: — sonsuz bekleyiş; — resmi retler; — görmezden gelinme. Koridorlarda bekletildi. Yetkililerin “meşgul” olduğu söylendi. Sorunu sürekli ertelendi. Sonunda kendisine açıkça şunu hissettirdiler: Bu sistem üzerinden yardım alamazsın. Ve çözüm olarak şunu önerdiler: Devlete değil, iktidarın yakınlarına başvur. Cumhurbaşkanının kız kardeşine. Aşkabat’a gitti. Arkadag’a gitti. Görüşmeye çalıştı. Sonuç: hiçbir şey. Bu çok kritik bir noktadır. Bir anne yardım almak için sosyal kurumlara değil, mahkemelere değil, hukuka değil, iktidar ailesine başvurmak zorunda kalıyorsa — bu, sistemin çalışmadığını gösterir. Hukuk yoktur. Kurumlar işlevsizdir. Adalet erişim meselesine dönüşmüştür. Konuşmanın Bedeli: Ölüm Nurmyrat Halmıradov’un hikâyesi ise bu sistemin en ağır sonucunu göstermektedir. Ağır hasta bir adam. Beş çocuk babası. Ailesi için barınma talep ediyor. “Suçu” — bunu açıkça dile getirmesi. Muhalif bir bloger ile konuşmasının ardından, kendisi ve eşi güvenlik güçleri tarafından götürüldü. İddialara göre: — işkenceye maruz kaldı; — tehdit edildi; — eşi ayrı bir odada işkence gördü; — görevliler kimliklerini gizledi; — çocukları üzerinden baskı kuruldu. Ona şöyle söylendi: “Ev mi alacaksın? Onu mezarda bulursun.” Kendisi şöyle anlatıyor: “Beni öldürmeye götürdüklerini düşündüm…” İşkenceden sonra yürüyemez hale geldi. Serbest bırakıldıktan sonra da baskı devam etti: — evinin önünde takip; — iletişim kesintileri; — ev sahibine baskı; — tahliye tehdidi; — çocuklarına yönelik tehditler. Şöyle yalvardı: “Eğer kaybolursam… konuş… çocuklarım evsiz kalacak… bu ülkede kimse onlara yardım etmeyecek…” Kısa süre sonra hayatını kaybetti. Bağımsız kaynaklara göre bu ölüm, maruz kaldığı işkencenin ardından gerçekleşti. Eğer bu doğruysa, bu artık bir ihmal değil, bir sistem sorunudur. Tek Sistem — Üç Gerçek Bunlar ayrı olaylar değildir. Aynı sistemin parçalarıdır: — yardımın sahnelendiği; — gerçeğin imzalarla örtüldüğü; — hukukun yerini ilişkilerin aldığı; — konuşmanın cezalandırıldığı bir sistem. Bu sistemde: çocuklar — araçtır; anneler — yalvaran kişilerdir; vatandaş — değersizdir; iktidar — sorgulanamazdır. Gerçekten Korkan Bir Devlet En tehlikeli olan, ihlallerin kendisi değil — gerçeğin ortaya çıkmasından duyulan korkudur. Bu yüzden: — insanlara yalan imzalatılır; — görevliler kimliklerini gizler; — aileler tehdit edilir; — mağdurlar serbest bırakıldıktan sonra bile takip edilir. Çünkü gerçek, bu sistem için tehdittir. Bizim Tutumumuz Dayanç İnsan Hakları Platformu olarak açıkça söylüyoruz: Bu münferit olaylar değildir. Bu bir sistemdir. Bu yardım değildir. Bu istismardır. Bu koruma değildir. Bu baskıdır. Taleplerimiz Şunları talep ediyoruz: — vatandaşlara zorla yalan belge imzalatılmasına son verilmesi; — “yardım” adı altında verilen ve geri alınan eşyaların araştırılması; — Nurmyrat Halmıradov’un işkence ve ölümünün bağımsız şekilde soruşturulması; — engelli çocuk sahibi ailelere gerçek ve şeffaf destek sağlanması; — vatandaşlara yönelik baskı, tehdit ve tacizin sona erdirilmesi. Uluslararası Topluma Çağrı Birleşmiş Milletler, UNICEF ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına çağrımızdır: Türkmenistan’daki şu konular acilen incelenmelidir: — sosyal yardımın sahnelenmesi; — sahte belgelerin zorla imzalatılması; — konuşanların cezalandırılması; — işkence ve şüpheli ölümler. Sonuç Bugün Türkmenistan’da: sana bir hediye verilir — sonra geri alınır; sana bir belge imzalatılır — ve buna “yardım” denir; çocukların için ev istersin — ve hayatını kaybedebilirsin. Bu abartı değildir. Bu artık gizlenemeyen bir gerçektir. Kaynaklar: 1. Radio Azatlyk Kamera önünde verilen yardımların geri alınması ve zorla imza attırılması hakkında: https://youtu.be/U57JXp4VlrY?si=I4r8agQ4aO4O_dmX� 2. Dayanç / Hronika Turkmenistana Rozgül Mamekova vakası: https://dayanchcivil.com/� https://www.hronikatm.com/2026/01/ne-nashedshie-spravedlivosti-grazhdane-obrashhayutsya-k-sestre-prezidenta/� 3. Turkmen.News Nurmyrat Halmıradov vakası: https://share.google/Pzoh8i6lnA5gMDxse�
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.