Türkmenistan Usulü “Uluslararası Hukuk Yılı”: Hukukun Cezasızlık Buldozeriyle Ezildiği Bir Ülke

Türkmenistan Usulü “Uluslararası Hukuk Yılı”: Hukukun Cezasızlık Buldozeriyle Ezildiği Bir Ülke

Türkmenistan Usulü “Uluslararası Hukuk Yılı”: Hukukun Cezasızlık Buldozeriyle Ezildiği Bir Ülke Sivil Hareket İnsan Hakları Platformu “DAYANÇ / Turkmenistan” tarafından hazırlanan makale Dubai’de düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi’nde Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov, 2028 yılının “Uluslararası Hukuk Yılı” ilan edilmesini önerdi. Kulağa hoş geliyor. Hatta görkemli. Ancak son derece rahatsız edici basit bir soru ortaya çıkıyor: uluslararası hukuktan söz eden bu devletin içinde ne uluslararası hukuk var ne de en temel insan hakları. Türkmen yetkililer küresel yönetimden, geleceğin ittifaklarından ve “sürdürülebilir kalkınmadan” bahsederken, ülke içinde hukuk çoktan yok edildi — sistemli, bilinçli ve tamamen cezasız biçimde. Türkmenistan’da Var Olmayan Hukuk Türkmenistan’da: — insanlar yıllarca ailelerine bilgi verilmeden hapishanelerde tutuluyor — aktivistler kaçırılıyor, tehdit ediliyor, dövülüyor ve susturuluyor — vatandaşların yurtdışına çıkması keyfi olarak yasaklanıyor — insanlar havaalanlarından gerekçesiz şekilde geri çevriliyor — yurtdışındaki diplomatik temsilcilikler pasaport vermeyi veya yenilemeyi reddederek binlerce kişiyi belgesiz bırakıyor — ifade özgürlüğü tamamen yok — barışçıl gösteriler fiilen ve zorla engelleniyor — her türlü muhalefet baskıyla bastırılıyor — işkence ve güvenlik güçlerinin baskısı olağan hale gelmiş durumda Bunlar “sistem hatası” değil. Bizzat sistemin kendisi. Kalkınma Ekonomisi Yerine Korku Ekonomisi Güzel sözlerin arkasında ülke derin bir ekonomik krize sürükleniyor: — insanlar sefalet ücretleriyle yaşamaya çalışıyor — borçlar artıyor — göç zorunlu hale geliyor — aileler parçalanıyor — devlet vatandaşlarla diyalog kurmuyor — şikayetler yok sayılıyor — hukuki koruma yok İktidar hukukla değil, korkuyla yönetiyor. Uluslararası Hukuk Bir Dekordan İbaret Türkmenistan’ın “Uluslararası Hukuk Yılı” önerisi şu gerçekler karşısında son derece ikiyüzlüdür: — Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi sistematik biçimde ihlal ediliyor — Birleşmiş Milletler tavsiyeleri görmezden geliniyor — zorla kaybedilen insanların akıbeti gizleniyor — toplumun her türlü faaliyeti bastırılıyor Kendi halkını ezen bir yönetimin hukuk dersi vermesi, hastaneleri yakarken sağlık konferansı düzenlemeye benzer. Hukukun Üzerinden Geçen Buldozer ve Tam Cezasızlık Türkmen yetkililer insan haklarını sadece ihlal etmiyor. Onların üzerinden açıkça buldozerle geçiyor — utanmadan ve cezasız. İşkenceden sorumlu tek bir üst düzey yetkili cezalandırılmadı. Darp eden tek bir güvenlik görevlisi yargılanmadı. Hayatları yıkan baskılar için kimse hesap vermedi. Cezasızlık devlet politikası haline geldi. Gerçek Bir “Hukuk Yılı” İnsanlara Saygıyla Başlar Eğer Türkmenistan gerçekten hukuktan söz etmek istiyorsa, şunlarla başlamalıdır: — baskıları sona erdirmek — siyasi tutukluları serbest bırakmak — kaçırma ve tehditleri durdurmak — ifade ve seyahat özgürlüğünü sağlamak — vatandaşların belgelerini iade etmek — toplumla diyalog kurmak — uluslararası yükümlülüklere uymak Bunlar olmadan “uluslararası hukuk” söylemi sadece bir sahnedir. Sonuç Hukukun ülke içinde yok edildiği bir yerde küresel hukuk düzeninden söz etmek alaydan ibarettir. Bugünün Türkmenistan’ı önleyici yönetimin değil, sistematik hukuksuzluğun örneğidir. Korku, baskı ve cezasızlık sürdükçe “Uluslararası Hukuk Yılı” girişimleri dünyaya yönelik bir umut değil, kendi halkına karşı işlenen suçları gizleyen yeni bir perde olacaktır. ?? Kaynak: https://www.hronikatm.com/2026/02/r-meredov-vystupil-na-sammite-v-oae-i-vstretilsya-s-ministrami-strany/?

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo