Türkmenistan: Dijitalleşme Kâğıt Üzerinde, Bürokrasi Gerçek Hayatta

Türkmenistan: Dijitalleşme Kâğıt Üzerinde, Bürokrasi Gerçek Hayatta

Türkmenistan: Dijitalleşme Kâğıt Üzerinde, Bürokrasi Gerçek Hayatta Türkmenistan makamları düzenli olarak dijitalleşmeden, elektronik teknolojilerden ve kamu hizmetlerinin modernleştirilmesinden söz ediyor. Ancak sıradan vatandaşlar açısından devlet hâlâ 21. yüzyılın dijital sistemi gibi değil; bitmek bilmeyen kurum koridorları, belgeler, imzalar, mühürler ve kuyruklardan oluşan bir yapı gibi görünüyor. Bağımsız yayın kuruluşu Nikatm’ın emlak işlemlerini örnek alarak yayımladığı haber, sorunun boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Bir daireyi satmak, ikamet kaydı yaptırmak ya da kaydı sildirmek isteyen bir kişi, çok sayıda devlet kurumuna şahsen başvurmak, birçok belge toplamak ve son derece sınırlı kabul günlerine göre hareket etmek zorunda kalıyor. Çevrim içi randevu sistemi bulunmuyor. Belgelerin önemli bir bölümünü uzaktan almak mümkün değil. Temel belgelerin tamamına sahip olmak bile kişiyi ek belgeler toplamaktan ve başka kurumlara gitmekten kurtarmıyor. Bunun sonucunda paralel bir sistem ortaya çıkıyor: vatandaşların normal işleyen bir devlette kendi başlarına, hızlı ve şeffaf biçimde yapabilmeleri gereken işlemleri para karşılığında yürüten aracılar. Haberde yer alan bilgilere göre, bir gayrimenkul satışına ilişkin belgelerin hazırlanması yaklaşık 3.000 manat tutabiliyor. Belgelerin kaybolması, yeniden çıkarılması ya da işlemlerde sorun yaşanması hâlinde ise maliyet 10.000 manata kadar çıkabiliyor. Haberde ayrıca, işlemlerin hızlandırılması için aracıların bazı kurumlara sözde “bahşiş” verdiğine ilişkin iddialara da yer veriliyor. İşte tam bu noktada gerçek dijitalleşmenin yokluğu yalnızca bir kolaylık meselesi olmaktan çıkıyor. Bu, bir insan hakları meselesine dönüşüyor. Bir vatandaş kendi mülküyle ilgili işlem yaptıramıyor, gerekli bir belgeyi alamıyor, ikamet kaydını gerçekleştiremiyor ya da bir idari prosedürü aracısız tamamlayamıyorsa; burada mülkiyet hakkı, kamu hizmetlerine eşit erişim, hukuki güvenlik ve yolsuzluğa karşı korunma gibi temel haklar etkilenmektedir. Düşük gelirli kişiler, yaşlılar, engelliler, bölgelerde yaşayan vatandaşlar ve aile üyeleri yurt dışında bulunan kişiler özellikle daha savunmasız durumdadır. Onlar açısından karmaşık bürokratik işlemler yalnızca kuyruklarda kaybedilen günler anlamına gelmiyor; aynı zamanda çoğu zaman karşılamaları mümkün olmayan ek masraflar anlamına da geliyor. Habere yapılan okuyucu yorumları da dikkat çekici. Yorumlarda, ağır ve kâğıda dayalı sistemin korunması yolsuzlukla ve bazı kurum ya da yetkililerin mevcut düzenin sürmesinden çıkar sağlamasıyla ilişkilendiriliyor. Bu yorumlar tek başına belirli yolsuzluk suçlarının kanıtı değildir; ancak vatandaşların devlet prosedürlerine duyduğu güvenin ne kadar düşük olduğunu açık biçimde gösteriyor. Gerçek dijitalleşme, teknoloji hakkında yapılan resmî konuşmalardan ibaret değildir. Gerçek dijitalleşme; başvuruyu internet üzerinden yapabilmek, başvurunun durumunu takip edebilmek, belgeleri elektronik ortamda alabilmek, resmî devlet harçlarını şeffaf biçimde ödeyebilmek, işlemin kesin süresini bilmek, ret kararına itiraz edebilmek ve en önemlisi de “işi para karşılığında çözecek” birini aramak zorunda kalmamaktır. Bu mekanizmalar oluşturulmadığı sürece Türkmenistan’da başarılı dijitalleşmeden söz eden açıklamalar, giderek daha fazla vatandaşın algıladığı şekliyle sadece kâğıt üzerinde dijitalleşme olarak kalacaktır. Bu arada kâğıda dayalı bürokrasi, vatandaşların zamanına ve parasına mal olmaya; insanların kendi devletlerinin hizmetlerinden normal ve insan onuruna yakışır biçimde yararlanma hakkını sınırlamaya devam ediyor.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo