Türkiye Hükümetine Sesleniyorum. Beş aydan fazla bir süredir, Türkmen sivil aktivistler Alişer Sahatov ve Abdulla Orusov kayıptır. Bu iki insan Türkiye topraklarında, Türkiye’nin sorumluluğu altındayken kaçırılmıştır. Bu artık bir iddia değil, bilinen bir gerçektir. Biz artık rica etmiyoruz. Biz artık talep etmiyoruz. İsyan ediyoruz. Çünkü bu olay, yalnızca iki aktivistin meselesi değildir. Bu olay, Türkiye’nin hukuk devleti olup olmadığıyla ilgilidir. Hepimiz biliyoruz ki bu iki aktivist, sözde bir “diplomatik koridor” kullanılarak Türkiye’den yasa dışı şekilde çıkarılmış, Türkmenistan’a zorla götürülmüş, ve bugün hapiste, işkence altındadır. Türkmenistan bir hukuk devleti değildir. Türkmenistan bir suç rejimidir. Kaçırma, işkence ve zorla kaybetme bu rejimin sistematik yöntemleridir. Türkiye, bu suçların ortağı olmamalıdır. Bu kirli oyunun parçası olmamalıdır. Bu insanlar Türkiye’de koruma altındaydı. Bu nedenle sorumluluk da Türkiye’ye aittir. Bugün Türkiye hükümetine açıkça sesleniyoruz: – Bu iki Türkmen aktivistin derhal geri getirilmesini sağlayın. – Eğer Türkiye’de kalmaları istenmiyorsa, onları üçüncü, güvenli bir ülkeye göndermek zorundasınız. – İnsanları işkence gören bir diktatörlüğe teslim etmek ne hukuka sığar ne insanlığa. Geri adım atmayacağız. Sessiz kalmayacağız. Bu iki insan Türkiye’ye ya da güvenli bir ülkeye dönene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye demokratik bir ülkedir. Türkiye halkı adaletin yanındadır. Lütfen Türkiye’yi, Türkmenistan’daki suç rejiminin günahlarına ortak etmeyin. Bu bir çağrıdır. Bu bir uyarıdır. Bu, insan onuru adına yapılan bir hatırlatmadır. Lala Abdırahmanova
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.