Tehdit Altındaki Sözler: Ak Welsapar ve İfade Özgürlüğü Mücadelesi 21 Mayıs tarihinde Stockholm’de İsveç PEN tarafından hazırlanan “Words Under Threat – İsveç’te Edebî İfade Özgürlüğünün Durumu” başlıklı rapor tanıtıldı. Bu derleme; yazarlar, araştırmacılar, gazeteciler ve uzmanları — yani özgür söz mücadelesinin ön saflarında yer alan insanları — bir araya getirerek ifade özgürlüğünün, edebî özgürlüğün ve modern toplumun karşı karşıya olduğu tehditlerin durumuna dair görüşlerini paylaşmaktadır. Raporda, özgür sözün demokratik ülkelerde bile giderek daha fazla baskı altına girdiği anlatılmaktadır. Yazarlar şu konulara dikkat çekmektedir: sansür; otosansür; nefret ve tehditler; gazetecilere ve yazarlara yönelik baskılar; ulusötesi baskılar; siyasi manipülasyonlar; ifade özgürlüğünün kısıtlanması. Önsözde yazar ve gazeteci Kerstin Almegård, ifade özgürlüğü mücadelesinin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Tehdit altındaki sesleri korumanın aynı zamanda demokrasiyi korumak anlamına geldiğini ifade etmektedir. Bu derlemede özellikle Türkmen toplumu açısından büyük önem taşıyan isimlerden biri de İsveç-Türkmen yazar, gazeteci ve şair Ak Welsapar’dır. Türkmenistan için Ak Welsapar’ın adı uzun yıllardır özgür düşüncenin, bağımsız edebiyatın ve diktatörlüğe karşı entelektüel direnişin sembolü haline gelmiştir. Ak Welsapar’ın kitapları uzun yıllardır Türkmenistan’da yasaklıdır. İsmi fiilen gayriresmî bir yasak altında tutulmaktadır. Ancak sansüre ve eserlerini kamusal alandan silme girişimlerine rağmen, ülke dışında en tanınmış Türkmen yazarlardan biri olmayı başarmıştır. Ak Welsapar, derlemedeki yazısında sürgündeki yazarların yeni bir ülkede hayat kurmaya ve üretmeye çalışırken karşılaştıkları görünmez engelleri anlatmaktadır. Dil sorunlarından, kültürel yalnızlıktan, okuyucu kitlesini kaybetmekten ve siyasi nedenlerle ülkesini terk etmek zorunda kalan yazarların yaşadığı zorluklardan söz etmektedir. Ak Welsapar’a göre yalnızca gerçek edebî yetenek ve yazarlığa duyulan derin bağlılık bu zorlukların üstesinden gelebilir. Ak Welsapar Türkmence, Rusça, İsveççe ve İngilizce dillerinde yazmaktadır. Eserleri Avrupa’da yayımlanmakta ve uluslararası okuyucu kitlesi tarafından tanınmaktadır. En bilinen eserleri arasında şunlar yer almaktadır: “Kobra” — korku, iktidar ve toplum üzerindeki total kontrolün yıkıcı etkilerini anlatan bir roman; “Legenden om Aypi” (Aypi Efsanesi) — Türkmen halkının tarihî ve kültürel imgeleriyle dolu bir eser; “Detta mörker är ljusare” (Bu Karanlık Daha Aydınlıktır) — özgürsüzlük, sürgün ve insan onuru üzerine derin felsefi bir eser; İngilizce yayımlanan “Death of the Snake Catcher” ve “The Revenge of the Foxes” adlı eserler ise uluslararası okuyucuları korku, sansür ve otoriterlik atmosferiyle tanıştırmıştır. Ak Welsapar’ın eserleri ağırlıklı olarak şu konulara odaklanmaktadır: diktatörlük; ifade özgürlüğünün yok edilmesi; toplumdaki korku; sansür; sürgün; insan onuru; içsel direniş; Türkmenistan’ın ve Türkmen halkının kaderi. Özellikle önemli olan nokta ise Ak Welsapar’ın sürgünde yaşamasına rağmen Türkmenceyi ve bağımsız Türkmen edebiyatını korumayı başarmış olmasıdır. Türkmenistan içinde bağımsız kültür ve özgür gazetecilik sansür nedeniyle neredeyse tamamen yok edilmişken, bu durum çok büyük tarihî ve kültürel bir değer taşımaktadır. Ak Welsapar birçok uluslararası edebiyat ödülünün sahibidir: Rusya Yazarlar Birliği Sergey Yesenin Ödülü (2012); Ukrayna Yazarlar Birliği Gogol Ödülü (2014); İsveç Uppsala Bölgesi Kültür Ödülü (2016). Ayrıca dünya çapında ifade özgürlüğünü ve yazar haklarını savunan en önemli kuruluşlardan biri olan PEN International’ın onursal üyesidir. İsveç PEN Başkanı Andres Teglund raporda şu sözleri kullanmaktadır: > “Eğer ifade özgürlüğümüzü kullanamıyor veya kullanmaya cesaret edemiyorsak, o özgürlük dişsiz hale gelir.” Raporun yazarları, ifade özgürlüğü ve bağımsız edebiyatın giderek daha fazla tehdit altına girdiği endişe verici küresel eğilim konusunda uyarıda bulunmaktadır. Aynı zamanda insanları sessiz kalmamaya, demokrasiyi ve insan haklarını savunmaya ve dünya genelinde özgür söz mücadelesini sürdürmeye çağırmaktadırlar. Türkmen sivil toplumu için bu konu son derece güncel ve acıdır. Türkmen gazeteciler, blog yazarları, insan hakları savunucuları ve aktivistler yıllardır: baskılarla; tehditlerle; sansürle; yasaklarla; ailelerine yönelik baskılarla; ulusötesi baskılarla; kaybolmalar ve zorla sınır dışı edilmelerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda Ak Welsapar’ın taşıdığı anlam daha da derinleşmektedir. O artık yalnızca bir yazar değildir. O, özgür Türkmenistan’ın sesidir. Özellikle Türkmen toplumuna, gençlere, öğrencilere, gazetecilere ve ülkemizin geleceğine kayıtsız kalmayan herkese seslenmek istiyoruz: Ak Welsapar’ın eserlerini mutlaka okuyun ve tanıyın. Bunlar yalnızca kitap değildir. Bunlar Türkmen halkının millî mirasının bir parçasıdır. Bunlar, gerçeğin susturulmaya çalışıldığı bir dönemde gerçeği koruyan eserlerdir. Ak Welsapar’ın eserlerini okuyarak insanlar şunları çok daha derin şekilde anlayabilir: diktatörlük nasıl işler; korku toplumu nasıl yok eder; ifade özgürlüğü nasıl ortadan kaldırılır; insanlar neden susmaya başlar; otoriterlik düşünceyi, kültürü ve insan onurunu nasıl etkiler. Onun kitapları, Türkmenistan’da yıllarca açıkça konuşulması yasaklanan gerçekleri görmeye ve anlamaya yardımcı olmaktadır. Birçok Türkmen nesli için onun eserleri artık: korkuya karşı direnişin sembolü; bağımsız düşüncenin sembolü; hafızanın sembolü; gerçeğin sembolü haline gelmiştir. Ak Welsapar gibi yazarlar bir halkın gerçek millî hazineleridir. İfade özgürlüğü, gerçeği söyleme hakkıyla başlar. Edebiyat ise toplumun kendisini, geçmişini ve geleceğini anlamasına yardımcı olur. https://www.svenskapen.se/rapport-hotade-ord https://reportrarutangranser.se/event/desinformation-pagar-journalister-i-skottlinjen/
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.