Son günlerde Orta Asya’da yaşanan önemli gelişmeler, sivil toplumun ne olduğunu ve toplumsal dayanışmanın ne kadar büyük bir güç olduğunu açıkça göstermektedir. Bu olaylar yalnızca o ülkelerin vatandaşları için değil, Türkmenistan vatandaşları için de önemlidir. Çünkü bu olaylar basit ama çok önemli bir gerçeği göstermektedir: insanlar sessiz kalmadığında ve birbirlerini desteklediğinde, gerçekliği değiştirebilen bir güce dönüşürler. Kazakistan’da Burger King restoranında aşçı olarak çalışan Alibek Karatay adlı genç bir adamın hikayesi büyük bir toplumsal yankı uyandırdı. Birkaç yıl boyunca dürüstçe çalışmasına rağmen, yönetim değişikliğinden sonra zorbalığa ve psikolojik baskıya maruz kaldığı ve bu nedenle işinden ayrılmak zorunda kaldığı bildirildi. Annesi bu durumu sosyal medyada paylaştı. Bu hikaye diğer birçok hikaye gibi fark edilmeden kalabilirdi. Ancak farklı bir şey oldu. İnsanlar sessiz kalmadı. Binlerce vatandaş bilgi paylaştı, destek verdi ve adalet talep etti. Olay büyük bir toplumsal yankı uyandırdı. Bunun sonucunda şirket tepki vermek zorunda kaldı, personel kararları alındı ve Çalışma Bakanlığı ile devlet müfettişleri resmi inceleme başlattı. Devlet kurumları durumu kontrol altına aldı. Tüm bunlar toplumun dayanışması sayesinde gerçekleşti. Tacikistan’da da önemli bir gelişme yaşandı. Uzun yıllar boyunca sosyal medyada yapılan beğeni, yorum ve tepkiler nedeniyle insanlar cezai sorumluluğa tabi tutulabiliyordu. Yüzlerce kişi bu nedenle yargılandı. Ancak bu uygulama toplum ve insan hakları savunucuları tarafından yoğun şekilde eleştirildi. Sonuç olarak yetkililer bu uygulamayı yeniden değerlendirmek zorunda kaldı. Bu tür eylemler için yeni cezai davalar açılmaması yönünde talimat verildi ve yasal değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler, toplumun dikkatinin, eleştirisinin ve sivil toplumun etkisinin sonucudur. Bu örnekler sivil toplumun ne olduğunu açıkça göstermektedir. Sivil toplum, vatandaşların kendisidir. Bu, adaletsizlik karşısında sessiz kalmayan insanlardır. Bu, birbirini destekleyen, gerçeği paylaşan ve adalet talep eden insanlardır. Dayanışma, toplumsal yankı yaratır. Toplumsal yankı, bir sorunun artık gizlenememesi ve görmezden gelinememesi anlamına gelir. Bir kişi tek başına konuştuğunda duyulmayabilir. Ancak toplum birlikte konuştuğunda, bir güce dönüşür. Dayanışma, şirketleri, yetkilileri ve devlet kurumlarını harekete geçirir. Dayanışma, insan onurunu korur. Dayanışma, sivil toplumun temelidir. Türkmenistan vatandaşlarının şunu anlaması önemlidir: sivil toplum her bireyle başlar. Destekle başlar. Dayanışmayla başlar. Sessiz kalmamaya karar vermekle başlar. İnsanlar birbirini desteklediğinde yalnız olmazlar. Bir toplum olurlar. Ve toplum, hakları, onuru ve geleceği koruyabilen bir güçtür. “DAYANÇ / Türkmenistan” Sivil Hareket İnsan Hakları Platformu, dayanışmanın ve toplumsal yankının insan haklarını korumanın en güçlü araçlarından biri olduğunu vurgulamaktadır. Birlik adalet yaratır. Birlik koruma sağlar. Birlik güçtür. Kaynak: Current Time Asia https://www.youtube.com/live/RCFeOAOuVOE?si=8QaQK5Hqxwu_r6qu
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.