RESMÎ BAŞVURU Türkmenistan vatandaşlarının kimlik belgelerine erişim, seyahat özgürlüğü ve aile birleşimi haklarının sistematik ihlalleri hakkında

RESMÎ BAŞVURU Türkmenistan vatandaşlarının kimlik belgelerine erişim, seyahat özgürlüğü ve aile birleşimi haklarının sistematik ihlalleri hakkında

RESMÎ BAŞVURU Türkmenistan vatandaşlarının kimlik belgelerine erişim, seyahat özgürlüğü ve aile birleşimi haklarının sistematik ihlalleri hakkında “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu adına Türkmenistan https://dayanchcivil.com⁠� Sayın uluslararası toplum temsilcileri, Sayın AGİT katılımcı devletleri, Sayın uluslararası insan hakları mekanizmaları, “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu – Türkmenistan, Türkmenistan vatandaşlarının kimlik belgelerine erişim, seyahat özgürlüğü ve aile birleşimi haklarının devam eden ve sistematik ihlalleri konusunda derin endişesini ifade etmektedir. Aşağıdaki iki birbiriyle bağlantılı soruna dikkat çekmek isteriz: Türkmenistan’ın yurtdışındaki diplomatik temsilcilikleri aracılığıyla pasaport alma veya yenilemenin fiilen mümkün olmaması; özellikle Türkmenistan “Göç Hakkında Kanun”unun 30. maddesinin 9. fıkrası uyarınca ülkeden çıkışa getirilen kısıtlamalar. Bu iki sorun birlikte ele alındığında, yüzlerce ailenin parçalanmasına ve binlerce vatandaşın temel haklardan ve hukuki korumadan mahrum kalmasına yol açmaktadır. “Göç Hakkında Kanun”un 29. maddesine göre yurtdışında yaşayan vatandaşlar, diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri aracılığıyla pasaport alma hakkına sahiptir. Ancak uygulamada bu hüküm yerine getirilmemektedir. Vatandaşlar, büyükelçilikler ve konsolosluklar aracılığıyla pasaport alamamakta veya yenileyememektedir. Bu durum Türkmenistan’ın kendi mevzuatına açıkça aykırıdır. Sonuç olarak birçok kişi yurtdışında geçerli kimlik belgeleri olmadan yaşamak zorunda kalmakta ve bu durum onları son derece kırılgan bir hukuki ve sosyal konuma itmektedir. Geçerli kimlik belgelerinin olmaması ciddi sonuçlar doğurmaktadır: yasal statünün sağlanamaması, çalışma imkânlarının kısıtlanması, sağlık hizmetlerine ve eğitime erişimin engellenmesi ve hakların savunulamaması. Bu kişiler özellikle insan ticareti, emek sömürüsü ve suç ağlarına sürüklenme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle endişe verici olan, belgesiz kişilerin silahlı çatışmalara dahil edilme açısından kolay hedef hâline gelmesidir. “I Want to Live” (Yaşamak İstiyorum) projesinin verilerine göre, kimlik belgeleri ve yasal statüsü olmayan Türkmenistan vatandaşları, Rusya Federasyonu tarafından Ukrayna’daki savaşa katılmak üzere hedef alınmakta ve bu tür faaliyetlere dahil edilmektedir. Bu durum yalnızca insani değil, aynı zamanda uluslararası güvenlik açısından da ciddi bir sorundur. Aynı zamanda birçok vatandaş, pasaportlarını yenilemek amacıyla Türkmenistan’a geri dönmekten çekinmektedir; çünkü yeniden yurtdışına çıkmalarının engellenmesi riski bulunmaktadır. Bu bağlamda “Göç Hakkında Kanun”un 30. maddesinin 9. fıkrası kritik bir rol oynamaktadır. Bu hüküm, üçüncü bir ülkede göç kurallarının ihlal edilmesi durumunda vatandaşların ülkeden çıkış hakkının kısıtlanmasına olanak tanımaktadır. “Dayanç” İnsan Hakları Platformu, bu hükmün uluslararası hukuka doğrudan aykırı olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede: seyahat özgürlüğü (İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi); herkesin kendi ülkesi de dahil olmak üzere herhangi bir ülkeden ayrılma hakkı (Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme); aile hayatı ve aile birleşimi hakkı ihlal edilmektedir. Bu hükmün uygulanması sonucunda yüzlerce aile birleşememekte, vatandaşlar ise fiilen kendi ülkelerini terk etme hakkından mahrum bırakılmaktadır. Belgelendirilmiş vakalar arasında şunlar yer almaktadır: Nurgeldı Halıkov Soltan Açılova Laçın Genç Sazonov ailesi Minmuratov ailesi ve yurtdışına çıkamayan ve aileleriyle birleşemeyen birçok başka aile. Bu örnekler, sorunun münferit değil, sistematik bir uygulama olduğunu açıkça göstermektedir. Bu durum bir kısır döngü yaratmaktadır: ülke içinde vatandaşların çıkışı engellenmektedir; yurtdışında kimlik belgelerine erişim mümkün değildir; ülkeye dönüş ise yeniden çıkışın engellenmesi riskini doğurmaktadır. Sonuç olarak insanlar, seyahat özgürlüğünden, kimlik belgelerinden ve aileleriyle birleşme hakkından mahrum bırakıldıkları bir hukuki çıkmaza sürüklenmektedir. Ayrıca, yurtdışında pasaport alınamaması durumu zorunlu göçü ve sığınma başvurularını artırmaktadır. İnsanlar kendi tercihleriyle değil, hukuki statülerini düzenleyememeleri nedeniyle uluslararası koruma talep etmek zorunda kalmaktadır. Bu bağlamda “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu – Türkmenistan uluslararası topluma çağrıda bulunmaktadır: 1. Türkmenistan makamlarının 29. maddeyi uygulamasını ve yurtdışındaki diplomatik temsilcilikler aracılığıyla pasaport verilmesini sağlamasını talep etmek; 2. 30. madde 9. fıkra kapsamındaki çıkış kısıtlamalarının uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğunu kabul etmek; 3. bu hükmün gözden geçirilmesini ve keyfî uygulanmasına son verilmesini talep etmek; 4. vatandaşların seyahat özgürlüğü ve ülkeden ayrılma hakkının güvence altına alınmasını sağlamak; 5. aile birleşimi hakkının garanti edilmesini sağlamak; 6. yurtdışında belgesiz durumda bulunan vatandaşların, silahlı çatışmalara dahil edilme de dahil olmak üzere her türlü istismardan korunması için önlemler alınmasını sağlamak; 7. insanların hukuki kimlikten ve temel haklardan yoksun bırakıldığı durumların önlenmesini sağlamak. Günümüz dünyasında insanların kimlik belgelerinin yokluğu nedeniyle hukuken görünmez hâle gelmesi ve istismara açık bırakılması kabul edilemez. Daha fazla bilgi ve belgelendirilmiş vakalar için: https://dayanchcivil.com⁠� Saygılarımızla, “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu – Türkmenistan

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo