BM Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası kurumların günümüz gerçeklerine uyum sağlaması gerektiği konusunda hemfikiriz. Dünya değişti, çatışmalar derinleşti ve baskı yöntemleri daha karmaşık hale geldi. Ancak devletler prosedürleri ve siyasi dengeleri tartışırken insanlar acı çekmeye devam ediyor. Türkmenistan’da sistematik insan hakları ihlalleri sürmektedir: – keyfi yurt dışı çıkış yasakları; – yurtdışında pasaport yenileme reddi; – aktivistlerin takibi ve baskı altına alınması; – zorla kaybedilmeler; – ifade özgürlüğünün bastırılması; – eleştirmenlerin ailelerine yönelik baskılar. Bunlar soyut istatistikler değildir. Bunlar insan hayatıdır. Parçalanmış ailelerdir. Korku içinde büyüyen çocuklardır. Uluslararası yapılar sorumluluğu birbirine devrederken — yetki sınırlamaları, siyasi karmaşıklık veya prosedürel engeller gerekçe gösterilirken — bedeli bireyler ödemektedir. Bu mesele jeopolitik değil. Bu mesele hayatın kendisidir. Ve ne yazık ki insan hayatı çoğu zaman pazarlık konusu yapılmaktadır. Reform sembolik olmamalıdır. İnsan onurunu merkeze koymalıdır. Uluslararası hukuk yaptırımsız bir deklarasyon olarak kalmamalıdır. Kararlar sonuçsuz arşiv belgelerine dönüşmemelidir. Her gecikme yeni bir hayatın yıkımı demektir. “DAYANÇ” / Türkmenistan Yurttaş Hareketi İnsan Hakları Platformu uluslararası topluma çağrıda bulunmaktadır: Reform gerçek koruma mekanizmalarına, sistematik baskılar için hesap verebilirliğe ve insan hayatına koşulsuz bağlılığa dönüşmelidir. Barış ve güvenlik adalet olmadan mümkün değildir. Adalet ise insan hakları korunmadan mümkün değildir. İnsan hayatı siyasi pazarlıkların bedeli olmamalıdır.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.