Polonya'daki Türkmen Göçmenler İşlerini Kaybediyor. Ancak Asıl Sorun Polonya Değil, Türkmenistan Yetkililerinin Politikalarıdır

Polonya'daki Türkmen Göçmenler İşlerini Kaybediyor. Ancak Asıl Sorun Polonya Değil, Türkmenistan Yetkililerinin Politikalarıdır

Polonya'daki Türkmen Göçmenler İşlerini Kaybediyor. Ancak Asıl Sorun Polonya Değil, Türkmenistan Yetkililerinin Politikalarıdır Azatlyk Radiosy'nin haberine göre, Polonya'da taksi şoförü olarak çalışan yüzlerce Türkmenistan vatandaşı, yeni belge zorunlulukları nedeniyle işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Polonya'nın birçok şehrinde taksi şoförlerinden artık, geldikleri ülkeden alınmış ve Lehçeye çevrilmiş resmî bir adli sicil kaydı (sabıka kaydı) belgesi sunmaları isteniyor. Türkmenistan vatandaşları için ise bu belgeyi temin etmek uzun, masraflı ve çoğu zaman neredeyse imkânsız bir sürece dönüşmüş durumda. Kaynak: Azatlyk Radiosy, 13 Temmuz 2026 https://www.azathabar.com/a/polsadaky-turkmen-migrantlarynyn-yuzlercesi-issiz-galdy-cesmeler/33802585.html Ancak bu mesele, Avrupa Birliği üyesi bir ülkedeki idari düzenlemelerde yapılan sıradan bir değişiklikten çok daha derin bir sorunu gözler önüne sermektedir. Bu durum, Türkmenistan yönetiminin yıllardır görmezden geldiği sistematik bir sorunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkmenistan yetkilileri bugün hâlâ kitlesel iş gücü göçünün ve nüfusun ülke dışına yoğun şekilde göç ettiğinin varlığını kabul etmemektedir. Devlet propagandası ülkede tam istihdam ve refah tablosu çizmeye devam ederken, gerçekte yüz binlerce Türkmenistan vatandaşı ailelerini geçindirebilmek için yurt dışında iş aramak zorunda kalmaktadır. Devlet, sorunun varlığını dahi kabul etmiyorsa, yurt dışında yaşayan vatandaşlarının karşılaştığı sorunları sistematik biçimde çözmesini beklemek gerçekçi değildir. Bu nedenle Türkmenistan vatandaşları yıllardır en temel kamu hizmetlerine erişimde bile ciddi engellerle karşılaşmaktadır. En ciddi sorunlardan biri, Türkmenistan'ın diplomatik temsilcilikleri ve konsolosluklarının yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşlarına uluslararası pasaport düzenlemeyi veya pasaportlarını yenilemeyi tamamen reddetmesidir. Bu uygulama, diplomatik temsilcilikler ve konsolosluklar aracılığıyla uluslararası pasaport düzenlenmesini öngören Türkmenistan'ın "Göç Hakkında Kanunu"nun 29. maddesinin 3. fıkrasına açıkça aykırıdır. Aynı zamanda Türkmenistan Anayasası'nı ve devletin kendi vatandaşlarının haklarını korumaya ilişkin uluslararası yükümlülüklerini de ihlal etmektedir. Bunun sonucunda binlerce Türkmenistan vatandaşı yeni uluslararası pasaportlarını zamanında alamamakta, kimliklerini geçerli şekilde belgeleyememekte, yasal ikamet statülerini koruyamamakta, çalışma veya oturma izinlerini yenileyememekte ve yaşadıkları ülkelerde sahip oldukları diğer yasal haklardan tam anlamıyla yararlanamamaktadır. Polonya'daki Türkmen taksi şoförlerinin yaşadığı durum, bu politikanın sonuçlarını açıkça göstermektedir. Ev sahibi ülke, kişinin kendi devletinin uygulamaları nedeniyle temin edemediği belgeleri talep ettiğinde, sorun artık yalnızca idari bir mesele olmaktan çıkmaktadır. Bu durum, temel insan hakları ve devletin kendi vatandaşlarına karşı sorumluluğu meselesine dönüşmektedir. Azatlyk'in aktardığına göre birçok göçmen, gerekli belgeleri temin edebilmek için aracılara başvurmak ve yüksek miktarlarda ücret ödemek zorunda kalmaktadır. Buna rağmen günde 12–15 saat çalışmakta, araç kiralama ücretlerini, sigortalarını, vergilerini ve Polonya'nın sosyal güvenlik sistemi (ZUS) kapsamındaki primlerini ödemekte, Polonya yasalarına uymaya ve dürüst bir şekilde geçimlerini sağlamaya çalışmaktadır. Bu durum bir kez daha göstermektedir ki, Türkmenistan vatandaşlarının yurt dışında karşılaştıkları sorunlar, bulundukları ülkelerde başlamamaktadır. Bu sorunlar, kitlesel iş gücü göçünün boyutunu ve nedenlerini kabul etmeyen, yurt dışında yaşayan vatandaşlarına kendi mevzuatının güvence altına aldığı en temel konsolosluk hizmetlerini dahi sunmayan devlet politikasının doğrudan sonucudur. Türkmenistan yönetimi kitlesel göç gerçeğini inkâr etmeye ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarının gerçek sorunlarını görmezden gelmeye devam ettiği sürece, benzer krizlerin yaşanmaya devam etmesi kaçınılmazdır. Yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşları, ülkelerinin vatandaşı olmaya devam etmektedir. Devlet, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, onlara kimlik belgelerine erişim, konsolosluk hizmetleri ve haklarının korunmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük yerine getirilmediği sürece, binlerce Türkmenistan vatandaşı önce ülkesini terk etmeye zorlandığı, ardından da yurt dışında haklarını tam anlamıyla kullanma imkânından mahrum bırakıldığı bir sistemin mağduru olmaya devam edecektir.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo