Okul Yerine Pamuk Tarlaları ve Meralar: Türkmenistan’da Çocuk İşçiliği Yoksulluğun Bir Sonucu Hâline Geliyor Türkmenistan’da yeni eğitim-öğretim yılı henüz başlamış olmasına rağmen, Mary vilayetinde onlarca öğrencinin şimdiden derslere katılmadığı bildiriliyor. Azatlık Radyosu’nun 4 Eylül 2026 tarihli haberine göre, Bayramalı, Türkmengala ve Yolöten’de okula devam etmeyen öğrencilerin sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. Öğretmenler, bazı okullarda çoğunluğu altıncı sınıf ve üzerindeki öğrenciler olmak üzere 30 ila 50 çocuğun derslere katılmadığını bildiriyor. Bunun nedeni özellikle endişe verici: Çocuklar okula gitmek yerine çalışıyor. Bazıları pamuk topluyor, bazıları hayvan otlatıyor, bazıları ise başka tarımsal işlerde çalışıyor. Ebeveynler, ailelerin ağır ekonomik koşullar nedeniyle buna mecbur kaldığını belirtiyor. Haberde, beş çocuklu bir annenin tüm çocuklarına okul forması ve eğitim malzemeleri alamadığı için yalnızca ikisini okula gönderebildiği aktarılıyor. Kadının anlatımına göre aile maddi yardım talebinde bulunmuş, ancak herhangi bir destek alamamış. Bu artık yalnızca okula devam sorunu değildir. Bu, çocuk işçiliği, yoksulluk ve devletin her çocuğun eğitim hakkını koruma yükümlülüğü meselesidir. Bir çocuk ailesinin yoksulluğunun bedelini eğitimiyle ödememelidir Bir aile, çocuğunu okula göndermek ile onun çalışarak aile bütçesine katkıda bulunması arasında seçim yapmak zorunda kalıyorsa, sorumluluk yalnızca ebeveynlere yüklenemez. Çalışan anne ve babaların neden ailelerinin geçimini sağlayamadığını; işsiz ailelerin neden yeterli sosyal destek alamadığını; okul masraflarının neden ailelerin karşılayamayacağı bir yük hâline geldiğini ve bir çocuğun neden sınıfta olmak yerine pamuk tarlasında veya merada çalışmak zorunda kaldığını sormak gerekir. Pamuk hasadı özellikle ciddi endişe yaratmaktadır. İnsan hakları savunucuları yıllardır Türkmenistan’daki pamuk hasadı sırasında zorla çalıştırma uygulamalarına ilişkin sorunları gündeme getirmektedir. Reşit olmayan çocuklar çalışmaya zorlanıyorsa, okulların, devlet kurumlarının, işverenlerin veya başka kişilerin baskısıyla çalıştırılıyorsa ya da içinde bulundukları kırılgan koşullar tarımsal işlerde çalıştırılmaları için kullanılıyorsa, bu tür iddialar derhâl araştırılmalıdır. Çocuk işçiliğinin ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarının çocuklara ödetilen gizli bedeli hâline gelmesine izin verilemez. Polis müdahalesi sosyal korumanın yerini tutamaz Mary vilayetinden gelen bilgilere göre okullar, uzun süre derslere katılmayan öğrencileri polise bildiriyor. Ancak çocukları yalnızca ebeveynleri uyarmak veya üzerlerinde baskı kurmak yoluyla yeniden okula döndürmek mümkün değildir. Bir ailenin yeterli geliri, işi, gıdası, giysisi veya okul malzemelerini satın alacak parası yoksa, o ailenin öncelikle sosyal desteğe, çocuğun ise eğitimine devam edebilmesini sağlayacak gerçek güvencelere ihtiyacı vardır. Devlet, her çocuğun okula devam etmeme nedenlerini araştırmalı, düşük gelirli ailelere etkili destek sağlamalı ve öğrencilerin eğitimlerini aksatan ya da sağlık ve gelişimlerini tehlikeye atan işlerde çalıştırılmasını önlemelidir. Zorla çalıştırma ve çocuk işçiliği vakaları ILO’ya bildirilebilir “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan’a daha önce verilen bir yanıtta, Türkmenistan’da faaliyet gösteren Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) şikâyet mekanizması hakkında bilgi paylaşılmıştır. Bu mekanizma aracılığıyla pamuk hasadı sırasında yaşanan zorla çalıştırma ve çocuk işçiliği vakalarının yanı sıra çalışanların diğer hak ihlalleri de bildirilebilir. Şikâyet ve bildirimler şu kanallar üzerinden yapılabilir: E-posta: teswir@ilo.org Telefon — arama veya mesaj: +993 71 659970 Şahsen veya posta yoluyla: ILO Ofisi, BM Binası, Arçabil Caddesi 21, Aşkabat, Türkmenistan Çocukların veya yetişkinlerin zorla çalıştırıldığına ilişkin bilgi sahibi olan vatandaşları bu vakaları bildirmeye çağırıyoruz. Güvenli olduğu ölçüde olayın tarihi, yeri, yapılan işin niteliği, kişinin hangi koşullarda çalıştırıldığı ve talimatın hangi kurum veya kişilerden geldiği kayıt altına alınmalıdır. Ancak bunu yaparken çocuğun veya şikâyette bulunan kişinin güvenliği kesinlikle riske atılmamalıdır. Okul, eğitim yeri olarak kalmalıdır Bir çocuğun eğitim hakkı, anne ve babasının gelirine bağlı olmamalıdır. Bir öğrenci ders sırasında pamuk topluyorsa veya ailesinin geçinebilmesi için hayvan otlatmak zorunda kalıyorsa, bu yalnızca tek bir ailenin yaşadığı zorluğun göstergesi değildir. Bu, çok daha derin bir sosyo-ekonomik krizin göstergesidir. Yoksulluk, işsizlik, düşük gelirler, yetersiz sosyal koruma ve çocuk işçiliği birbirinden bağımsız sorunlar değildir. Devletin görevi, çocukları okula gelmediği için yoksul aileleri cezalandırmak değil; hiçbir çocuğun ders kitabı ile geçimini sağlamak için çalışmak arasında seçim yapmak zorunda kalmayacağı koşulları yaratmaktır.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.