Okul Forması İnsan Onurunun Ölçüsüne Dönüştüğünde: Türkmenistan’da Çocuklara Yönelik Ayrımcılık Sistemin Bir Yansımasıdır

Okul Forması İnsan Onurunun Ölçüsüne Dönüştüğünde: Türkmenistan’da Çocuklara Yönelik Ayrımcılık Sistemin Bir Yansımasıdır

Okul Forması İnsan Onurunun Ölçüsüne Dönüştüğünde: Türkmenistan’da Çocuklara Yönelik Ayrımcılık Sistemin Bir Yansımasıdır Türkmenistan’da yeni eğitim-öğretim yılı henüz başlamışken, sıradan bir “çocuklar arası anlaşmazlık” olarak geçiştirilemeyecek bir sorun yeniden gündeme geldi. Azatlık Radyosu’nun aktardığı bilgilere göre, bazı öğrenciler geçen yıldan kalan okul formalarını giymeleri, ucuz kıyafet veya ayakkabı kullanmaları ya da ailelerinin maddi durumu nedeniyle alay ve aşağılanmaya maruz kalıyor. Bazı durumlarda zorbalık sosyal medyada da devam ediyor. Ancak mesele bundan çok daha derin. Türkmenistan’da ayrımcılık yaygınken, bununla mücadele edebilecek etkili ve güvenli mekanizmalar büyük ölçüde yetersizdir. Kadınlar ve çocuklar, düşük gelirli aileler ve ülkenin farklı bölgelerinden gelen vatandaşlar eşitsiz muameleyle karşılaşabilmektedir. Özellikle Lebap ve Daşoğuz vilayetlerinden gelen kişilere yönelik önyargılı tutumlara ilişkin bildirimler ciddi endişe yaratmaktadır. Ne yazık ki okullar da toplumdaki bu eşitsizlikleri yeniden üretebilmektedir. Ayrımcılığın Kaynağı Öğretmen Olduğunda Aşağılamanın, çocuğun onurunu korumakla yükümlü olan bir öğretmenden gelmesi özellikle tehlikelidir. Azatlık’ın aktardığı tanıklıklara göre, bazı öğretmenler öğrencileri sınıfın önünde utandırabiliyor veya aşağılayabiliyor; bunun ardından çocuk, sınıf arkadaşlarının da alay konusu hâline gelebiliyor. Ayrıca çocuklara, ebeveynlerinin sosyal statüsüne bağlı olarak farklı davranıldığına ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Bir öğretmen ayrımcılığı durdurabilir; ancak aynı zamanda onu bütün sınıfın gözünde meşrulaştırabilir. Peki, kendisini aşağılayan kişi öğretmeni olduğunda bir çocuk kime başvuracak? Ebeveynler nereye şikâyette bulunacak? Şikâyetten sonra çocuk üzerindeki baskının daha da artmayacağını kim garanti edecek? Tam da burada Türkmenistan’ın temel sorunlarından biri ortaya çıkmaktadır: yasaklar kâğıt üzerinde var olabilir, ancak bağımsız, erişilebilir ve güvenli koruma mekanizmaları yetersiz kalmaktadır. Ekonomik Kriz Çocukla Birlikte Sınıfa Giriyor Okullardaki ayrımcılık, ülkedeki sosyo-ekonomik durumdan ayrı değerlendirilemez. Ekonomik sıkıntılar, düşük gelirler, işsizlik ve sınırlı kazanç imkânları birçok ailenin yoksulluğunu daha da ağırlaştırmaktadır. Buna karşılık devletin sosyal destek sistemi, zor durumda kalan ailelere her zaman ihtiyaç duydukları korumayı sağlayamamaktadır. Sonuç olarak vatandaş çoğu zaman sorunlarıyla baş başa bırakılmaktadır. Ebeveynler yiyecek, kıyafet, okul forması ve eğitim malzemeleri için gerekli parayı kendi imkânlarıyla bulmak zorunda kalıyor. Ardından çocukları, ailelerinin yeni bir forma veya daha pahalı eşyalar almaya gücü yetmediği için aşağılanabiliyor. Böylece acımasız bir kısır döngü oluşuyor: aile yoksulluk ve yetersiz sosyal destek nedeniyle sıkıntı yaşarken, çocuk da bu yoksulluğun sonuçları yüzünden aşağılanıyor. Eski bir okul forması, bir çocuğun değerinin ölçüsü değildir. Bu yalnızca ailesinin ne kadar zor şartlar altında yaşadığının bir göstergesi olabilir. Kız Çocukları ve Çocuklar Özellikle Savunmasız Kız çocuklarının durumu ayrıca dikkat gerektirmektedir. Dış görünüş veya kıyafet üzerinden yapılan alaylar, aşağılayıcı yorumlar, internette yayımlanan videolar ve sosyal medya hakaretleri, okul zorbalığını günün 24 saati devam eden psikolojik baskıya dönüştürebilir. Kadınlar ve çocuklar ayrımcılık karşısında özellikle savunmasız gruplar arasındadır. Bu durum, güvenli bir şekilde şikâyette bulunma ve etkili yardım alma imkânının bulunmadığı koşullarda daha da ağırlaşmaktadır. Bu nedenle çocuklara yalnızca “Birbirinize zorbalık yapmayın” demek yeterli değildir. Türkmenistan’ın Sessizliğe Değil, Koruma Mekanizmalarına İhtiyacı Var Türkmenistan’ın ayrımcılık ve zorbalıkla mücadele için gerçek ve işleyen mekanizmalara ihtiyacı vardır: çocuklar ve ebeveynler için gizli ve güvenli şikâyet kanalları, erişilebilir psikolojik destek, öğretmenlere yönelik uygun eğitim, öğrencileri aşağılayan kişiler için hesap verebilirlik ve siber zorbalığa karşı etkili önlemler. Aynı zamanda devlet, sorunun sosyal nedenleriyle mücadele etmeli ve yoksulluk içinde yaşayan ailelere gerçek ve yeterli destek sağlamalıdır. Ne okul formasının fiyatı, ne ebeveynlerin geliri, ne cinsiyet, ne doğum yeri ne de bir kişinin Lebap, Daşoğuz veya başka bir vilayetten gelmesi, onun insanlık onurunu ve nasıl muamele göreceğini belirlemelidir. Bir çocuk önce yeterli sosyal korumadan mahrum bırakılıyor, ardından ailesinin yoksulluğu nedeniyle okulda aşağılanıyorsa, bu artık yalnızca çocuklar arasındaki zorbalık değildir. Bu, sistemin iki yönlü başarısızlığıdır: sosyal politika aileyi koruyamamakta, eğitim sistemi ise çocuğu koruyamamaktadır. Ayrımcılıkla etkili mekanizmalar aracılığıyla mücadele etmek yerine sorun sessizlikle geçiştirildiği sürece, bu anlayış yetişkinlerden çocuklara ve oradan da gelecek nesillere aktarılmaya devam edecektir.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo