Muhalefetin Hafızalardan Silinmeye Çalışıldığı Ülke: Türkmenistan Neden Orta Asya'nın En Kapalı Devleti Hâline Geldi?

Muhalefetin Hafızalardan Silinmeye Çalışıldığı Ülke: Türkmenistan Neden Orta Asya'nın En Kapalı Devleti Hâline Geldi?

Muhalefetin Hafızalardan Silinmeye Çalışıldığı Ülke: Türkmenistan Neden Orta Asya'nın En Kapalı Devleti Hâline Geldi? Azattyq Asia (RFE/RL) tarafından yayımlanan kapsamlı bir analize göre, Orta Asya'daki muhalefet hareketleri son onlarca yılda kamusal yaşamdan giderek silindi. Muhalefet liderlerinin bir kısmı hapse atıldı, bir kısmı sürgüne gitmek zorunda kaldı, diğerleri ise yasal siyasal hayata katılma imkânını tamamen kaybetti. Bölgedeki bazı ülkelerde siyasi rekabetin, bağımsız gazeteciliğin ve sivil toplum faaliyetlerinin sınırlı da olsa varlığını sürdürmesine rağmen, Türkmenistan dünyanın en kapalı siyasi sistemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Türkmenistan'da iktidar, yalnızca siyasi muhalefeti değil, muhalefetin var olabileceği fikrini dahi sistemli bir şekilde ortadan kaldırmıştır. Bugün ülkede bağımsız bir sivil toplumdan söz etmek neredeyse imkânsızdır. Devleti eleştiren kişiler işlerinden çıkarılma, yurt dışına çıkış yasağı, keyfî gözaltı, ceza soruşturması veya uzun süreli hapis cezalarıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Korku, yönetimin en temel kontrol araçlarından biri hâline gelmiş; insanlar yalnızca kendileri için değil, ailelerinin güvenliği için de sessiz kalmayı tercih etmektedir. En endişe verici tablo ise genç neslin durumudur. Berdimuhamedov ailesinin iktidarı döneminde yetişen bir nesil, gerçek siyasi rekabeti, bağımsız muhalefeti ya da özgür ve adil seçimleri hiç görmeden büyüdü. Genç Türkmenlerin önemli bir kısmı için siyasi çoğulculuk kavramı neredeyse bilinmeyen bir olgu hâline gelmiştir. Devletin eğitim sistemi, çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren iktidardaki aile etrafında şekillenen bir lider kültünü aşılamaktadır. Anaokullarından itibaren çocuklar Cumhurbaşkanını ve eski Cumhurbaşkanını yücelten etkinliklere katılmakta; bu ideolojik yaklaşım okul, üniversite ve kamu yaşamı boyunca devam etmektedir. Devlet propagandası, vatanseverlik kavramını Berdimuhamedov ailesine koşulsuz sadakatle özdeşleştirirken, her türlü farklı düşünceyi devlet için bir tehdit olarak göstermektedir. Bunun sonucunda, yeni nesil demokrasi, siyasi çoğulculuk, ifade özgürlüğü ve vatandaşların farklı siyasi alternatifler arasında seçim yapabilme hakkının demokratik bir devletin temel unsurları olduğunu hiç deneyimlemeden yetişmiştir. Öte yandan, Türkmenistan'daki muhalefetin ve sivil toplumun önemli bir bölümü faaliyetlerini sürgünde devam ettirmek zorunda kalmıştır. Ancak yurt dışında faaliyet göstermek de ciddi zorlukları beraberinde getirmektedir. Muhalif gruplar dağınık bir yapı sergilemekte, ciddi kaynak yetersizlikleri yaşamakta ve sınır ötesi baskılarla karşı karşıya kalmaktadır. Türkmen aktivistler; tehditler, aile bireylerine yönelik baskılar, konsolosluk hizmetlerinin engellenmesi, uluslararası adli mekanizmaların kötüye kullanılması ve kendilerini susturmaya yönelik çeşitli girişimler hakkında defalarca kamuoyunu bilgilendirmiştir. Demokratik güçlerin yurt dışındaki parçalanmış yapısı da etkinliklerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Muhalefet hareketleri ve sivil toplum kuruluşları demokratik bir Türkmenistan hedefini paylaşsalar da, çoğu zaman ortak bir strateji ve koordinasyon içinde hareket edememektedir. Bu durum, güçlü ve güvenilir bir siyasi alternatif oluşturmayı zorlaştırmaktadır. Buna rağmen Azattyq Asia tarafından görüşlerine başvurulan uzmanlar, resmî muhalefetin ortadan kaldırılmış olmasının siyasi muhalefetin tamamen yok olduğu anlamına gelmediğini vurgulamaktadır. Orta Asya'nın birçok ülkesinde sivil aktivizm artık sosyal medya, yerel toplumsal girişimler, bağımsız gazetecilik ve sürgünde faaliyet gösteren kuruluşlar aracılığıyla varlığını sürdürmektedir. Ancak Türkmenistan'da bu alanlar dahi dünyanın en ağır kısıtlamalarına maruz kalmaktadır. Bağımsız siyasi kurumların, özgür medyanın ve güçlü bir sivil toplumun yokluğu, ülkenin geleceği açısından ciddi uzun vadeli riskler oluşturmaktadır. Vatandaşların sorunlarını özgürce dile getiremediği, kamusal tartışmalara katılamadığı ve karar alma süreçlerinde söz sahibi olamadığı bir ortamda toplumsal hoşnutsuzluk ortadan kalkmaz; aksine zamanla birikerek daha derin sorunlara dönüşebilir. Dünyadaki deneyimler, özgürlük arzusunun tamamen yok edilemeyeceğini göstermektedir. Ancak bir toplum ne kadar uzun süre korku ve mutlak siyasi kontrol altında yaşarsa, demokratik kültürün, toplumsal güvenin ve bağımsız kurumların yeniden inşası da o kadar zorlaşır. Bu nedenle bugün Türkmenistan'ın demokratik hareketi açısından en önemli görevlerden biri, yalnızca insan hakları ve sivil toplum çalışmalarını sürdürmek değil, aynı zamanda dağınıklığı aşarak ortak hareket edebilmektir. Muhalefet hareketlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, bağımsız gazetecilerin ve insan hakları savunucularının güçlerini birleştirmesi; gerçek bir demokratik alternatifin oluşturulması ve vatandaşların demokrasinin devlete yönelik bir tehdit değil, tam tersine barışın, istikrarın, adaletin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel şartı olduğunu yeniden hatırlaması açısından hayati önem taşımaktadır. Kaynak: Azattyq Asia (RFE/RL) – "Orta Asya'da Siyasi Muhalefet: Nasıl Ortadan Kayboldu ve Yeniden Ortaya Çıkabilir mi?" https://www.azattyqasia.org/a/central-asia-opposition-kyrgyzstan-kazakhstan-uzbekistan-tajikistan-turkmenistan/33804748.html

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo