Gülala Hasanova: Kırılgan Bir Kadın, Sarsılmaz Bir Duvara Dönüşen Büyük olayların gölgesinde sessizce yaşayan insanlar vardır — ve dünyayı sarsabilecek güç çoğu zaman tam da bu gölgelerden doğar. Gülala Hasanova bu kadınlardan biridir. Yüzü kırılgan görünebilir; elleri hayatın yükünden yorulmuş olabilir; ama Gülala’nın yüreğinde, hayatın bizzat kendisinin yaktığı bir ateş vardır. “Mükemmel iktidar” üzerine konuşanları her duyduğumda, gözümün önüne ilk gelen kişi odur: Güçlü olmayı seçmediği halde, zorunda kaldığı için güçlenen bir kadın. Onun hikâyesi kahramanlık destanları ya da manşetler için yazılmadı. Bu, sıradan bir hayatın zayıflığı güce dönüştürmesinin hikâyesidir. Dört çocuğun varsa ve yanında bir eş yoksa; sabah uyandığında aklındaki tek düşünce, akşam yatarken ettiğin tek dua sevdiğini canlı olarak eve döndürmekse, artık günleri “iyi” ve “kötü” diye ayırmazsın. Her gün bir mücadeledir, her gece umudun penceresinde tutulan bir nöbettir. Gülala her şeyi sırtlanır: maddi zorlukları, çocukların sorumluluğunu, aşağılanmayı, incinmeyi ve en önemlisi — elinden alınan insanı aramayı. Bu görünen direncin ardında ise derin bir acı denizi vardır: gözyaşları, uykusuz geceler, yalnızlık, sinir krizleri, sürekli stres ve ihanet duygusu. Resmî belgelerde yazmayan ama insanın karakterini şekillendiren şeylerdir bunlar. İnsanlar “zaman böyle” der. Hayır. Onu böyle yapan zaman değil. Hayatı altüst eden insanlardır: sahte değerler, yalancı putlar, suçun prestij sayıldığı, dürüstlüğün ise alay konusu olduğu bir sistem. Halka hizmet etmesi gereken iktidar, onun gözünde bir koruyucu değil, yıkıcıdır. Düşünceye, söze ve özgürlüğe getirilen yasaklar kural değil, işkencedir. Hayat bir kafese dönüşür: söz hakkı olmadan, gelecek olmadan, insan onuru olmadan. İnsanlardan anlamlı olan her şey alındığında — sevdikleri, evleri, güven duyguları — ya kırılırlar ya da yeni bir güç biçimi kazanırlar. Gülala ikincisini seçti. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış kadınlar özellikle korkutucudur. Onların ayrıcalıkları yoktur; kariyer, “itibar” ya da görüntü kaygıları yoktur. Onlarda sadece çocuklar, hafıza ve hakikat vardır. Bu yüzden öfkeleri haklıdır — yıkmak için değil, adaleti geri getirmek içindir. Kayıpların bedelini bilirler ve bu yüzden sonuna kadar yürümeye hazırdırlar. Çünkü karşılarında, onlardan zaten her şeyi almış bir düşman vardır. Gülala, hâlâ yüksek sesle konuşmaktan korkulan bir ülkenin aynasıdır. Ama onun sessizliği bir meydan okumadır. Yalnızlığı, toplumsal bir çığlıktır. Baskının itaat değil, direniş doğurduğunun kanıtıdır. Onu ne kadar kırmaya çalıştılarsa, iradesi o kadar sertleşti. “Dünya susuyor” düşüncesi acı ve yaralayıcıdır. Evet, dünya çoğu zaman “uzaktaki” insanların trajedilerine sırtını döner. Ama sessizlik güçsüzlük demek değildir — onun karşısına söz, eylem ve gerçek konabilir. Gülala artık yalnız değil; etrafında gören ve bilen insanlar var. Ve her geçen gün bu kadınların sayısı artıyor (bu korkutucu), ama bu artışın içinde aynı zamanda bir umut tohumu da var: acıdan doğan halk gücü, mutlaka ışığa giden bir yol bulur. Gülala, dayan. Senin hikâyen sadece kişisel bir trajedi değil — vicdana bir çağrıdır. Seni bir kurban olarak değil, insanlığı unutmuş bir sisteme meydan okuyan biri olarak görüyoruz. Seni, “kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış kadın” olarak görüyoruz — ve bu, korku ve cezasızlıkla beslenenler için seni tehlikeli kılıyor. Söz veriyoruz: unutmayacağız. Hatırlayacağız, anlatacağız, talep edeceğiz, arayacağız ve gerçeğin gölgede kalmasını isteyenlerin uykusunu kaçıracağız. Bırakın onların politikaları ve bürokratik makineleri insan hayatını istatistiğe dönüştürmeye çalışsın. Bırakın dürüstlüğü gülünç, iyiliği zayıflık sansınlar. Tarih başka bir şey söylüyor: Toplumu karanlıktan çıkaran, küçük insanların direnci, sorumluluğu ve sönmeyen sevgisidir. Ve eğer bugün Gülala acının ve kaybın sembolüyse, yarın ortak bir zaferin sembolü olabilir — çünkü arkasında çocuklar, hafıza ve hakikat var. Ve biz, yanında duran kadınlar, çünkü kaybedecek başka hiçbir şeyimiz kalmadı.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.