İnsan Hakları Pahasına Pamuk: Türkmenistan’da Zorla Çalıştırma Devam Ediyor

İnsan Hakları Pahasına Pamuk: Türkmenistan’da Zorla Çalıştırma Devam Ediyor

İnsan Hakları Pahasına Pamuk: Türkmenistan’da Zorla Çalıştırma Devam Ediyor Türkmenistan’da yeni pamuk hasadı sezonu, yetkililerin yıllardır görmezden gelmeyi tercih ettiği bir uygulamaya ilişkin haberlerle bir kez daha gündemde: vatandaşların zorla çalıştırılması ve devletin yükümlülüklerinin halkın üzerine yüklenmesi. Azatlık Radyosu’nun haberlerine göre, Balkan vilayetinde pamuk kampanyasının başlaması yalnızca kamu çalışanlarını değil, sıradan vatandaşları da etkilemeye başladı. Şehir içi ve şehirler arası güzergâhlarda hizmet veren devlet otobüsleri ve minibüslerin, insanları pamuk tarlalarına taşımak amacıyla geçici olarak normal seferlerden çekildiği bildiriliyor. Bunun sonucunda pamuk kampanyasıyla hiçbir ilgisi olmayan insanlar da mağdur oluyor: vatandaşların işe, çocukların ise okula ulaşması zorlaşıyor, taksilere olan talep artıyor ve ulaşım ücretleri yükseliyor. Ortaya son derece çarpıcı bir tablo çıkıyor: devletin pamuk üretim planının bedelini sıradan vatandaşlar zamanlarıyla, paralarıyla ve günlük yaşamlarının aksamasıyla ödüyor. Ya Para Öde Ya da Pamuk Toplamaya Git Kamu çalışanlarının durumuna ilişkin haberler özellikle endişe verici. Azatlık’ın kaynaklarına göre çalışanlardan, maaşlarının miktarına bağlı olarak, kendi yerlerine pamuk toplayacak kişilerin ücretini karşılamak amacıyla 100–200 manat para talep edilebiliyor. Kurumların belirli sayıda pamuk toplayıcısı sağlamak zorunda bırakıldığı ve bunun sonucunda kamu çalışanlarının ya kendilerinin tarlaya gitmek ya da kendi yerlerine gidecek bir kişiye para ödemek durumunda kaldıkları bildiriliyor. Azatlık tarafından yayımlanan tanıklıklara göre, pamuk toplayan kişilere ise günlük yaklaşık 40–50 manat ödeme yapılıyor. Bir insanın önüne talebi yerine getirmek, maaşının bir bölümünden vazgeçmek veya reddettiği takdirde olası sonuçlarla karşılaşmak gibi seçenekler konuluyorsa, bu emeği gönüllü olarak nitelendirmek güçtür. Otobüsler, Kamu Çalışanları ve Hatta Askerler — Her Şey Plan İçin Azatlık ayrıca askeri personelin de pamuk kampanyasına dahil edildiğini bildiriyor. Kaynaklara göre askerlerin çadırlarla birlikte Bereket, Magtymguly ve Gyzylarbat ilçelerindeki pamuk tarlalarına gönderildiği belirtiliyor. Daha da dikkat çekici olan ise, Balkan vilayetinin devlet üretim planını yerine getirdiğini bildirebilmesi amacıyla diğer vilayetlerde toplanan pamuğun bu bölgeye taşınabileceğine ilişkin haberlerdir. Eğer bu bilgiler doğruysa, kaçınılmaz bir soru ortaya çıkıyor: Önemli olan tarım sektörünün gerçek performansı mı, yoksa ülke yönetimine sunulacak rapordaki güzel rakamlar mı? Üretim planını yerine getirebilmek için kamu çalışanlarının, toplu taşıma araçlarının ve askeri personelin seferber edilmesi, hatta pamuğun bölgeler arasında taşınmasının gerekmesi, artık başarılı bir hasat hikâyesi değildir. Bu, başarı görüntüsü yaratmak için her türlü imkânı kullanan bir sistemin hikâyesidir. Zorla Çalıştırma Pamuk Tarlalarında Bitmiyor Azatlık, başka bir haberinde sorunun çok daha geniş kapsamlı olduğuna dikkat çekiyor. Muhabirlerin ve kaynakların aktardığı bilgilere göre Türkmenistan vatandaşları yalnızca tarım işlerine değil, devlet tarafından düzenlenen kültürel ve siyasi etkinliklere katılmaya da zorlanabiliyor. Bu uygulamalara çocukların da dahil edilmesi özellikle kaygı vericidir. Azatlık, Aşkabat’taki okullarda televizyon çekimleri için düzenlenen etkinlikler sırasında altı yaşındaki birkaç çocuğun bayıldığına ilişkin haberleri de hatırlatıyor. Bir çocuk, devlet televizyonunda güzel bir görüntü oluşturmak için kullanılabilecek ücretsiz bir figüran değildir. Bir öğretmen, doktor veya başka bir kamu çalışanı da devletin pamuk planını yerine getirmek için kullanılabilecek ücretsiz iş gücü değildir. Devlet Zorla Çalıştırmayı Organize Etmemeli, Ortadan Kaldırmalıdır Zorla çalıştırma yasağı yalnızca kâğıt üzerinde kalmamalı, uygulamada da güvence altına alınmalıdır. Bir kurum yöneticisi çalışanlardan “pamuk için” para talep ediyorsa, bir çalışana tarlada kendi yerine çalışacak birini bulması söyleniyorsa, reddetmesi halinde iş yerinde sorun yaşayabileceği tehdidi oluşturuluyorsa veya kamu çalışanları kendi iradeleri dışında sistematik biçimde pamuk toplamaya gönderiliyorsa, bunu yalnızca tarıma “gönüllü yardım” olarak tanımlamak mümkün değildir. Bu durum zorla çalıştırmaya ilişkin ciddi kaygılar doğurmaktadır. Çocukların ve askeri personelin dahil edildiğine ilişkin iddialar ise özellikle ciddi biçimde incelenmelidir. Devlet kurumlarının sessizliği, bu tür uygulamaların normalleştirilmesine yol açmamalıdır. Türkmenistan Vatandaşları: İhlalleri ILO’ya Bildirin Dayanç Sivil İnsan Hakları Platformu, Türkmenistan vatandaşlarına bir kez daha çağrıda bulunuyor: Bu uygulamalar yıllardır devam ediyor diye zorla çalıştırmayı kaçınılmaz bir durum olarak kabul etmeyin. Siz veya çalışma arkadaşlarınız pamuk toplamaya zorlanıyorsanız, yerinize pamuk toplayacak bir kişiyi tutmak için sizden para isteniyorsa, reddettiğiniz takdirde işten çıkarılma veya başka yaptırımlarla tehdit ediliyorsanız ya da kamu çalışanları, askeri personel veya çocuklar zorlamaya maruz bırakılıyorsa, bu vakalara ilişkin bilgiler Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) iletilebilir. 📧 teswir@ilo.org 📞 +993 71 659970 Başvurunuzda mümkün olduğunca somut bilgi vermeniz önemlidir: ihlalin nerede ve ne zaman gerçekleştiği, ilgili kurum veya kuruluşun adı, insanlardan tam olarak ne istendiği, ne kadar para talep edildiği, kaç kişinin bundan etkilendiği ve reddetmeleri halinde ne tür sonuçlarla tehdit edildikleri. Güvenli olduğu takdirde belge, mesaj, fotoğraf veya diğer kanıtların saklanması da önemlidir. Misilleme veya baskı görmekten endişe ediyorsanız, kişisel bilgilerinizi paylaşırken özellikle dikkatli olun ve kimliğiniz ile verdiğiniz bilgilerin gizli tutulmasını açıkça talep edin. Zorla çalıştırma; adına “yardım”, “görev” veya “pamuk kampanyası” denildiğinde gönüllü hale gelmez. Her tanıklık önemlidir. Her başvuru, yetkililerin olağan bir uygulama gibi göstermeye çalıştığı bu sistemin belgelenmesine katkı sağlar. Sessiz kalmayın. Zorla çalıştırma bir vatandaşlık görevi değil, insan hakları ihlalidir.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo