Gıdaya Erişim Bir Lüks Olamaz: Türkmenistan Yetkililerine ve Uluslararası Topluma Çağrı Türkmenistan'da gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin bağımsız gazeteciler tarafından yayımlanan her yeni haber, yalnızca ekonomik bir gelişme değildir. Bu haberler, giderek daha fazla ailenin en temel insan haklarından biri olan yeterli ve erişilebilir gıdaya ulaşma hakkını kullanmakta zorlandığını göstermektedir. Azatlyk Radiosy'nin son haberine göre, Ahal vilayetinde et fiyatları bir kez daha %10–30 oranında arttı. Et, birçok aile için giderek ulaşılmaz hâle gelirken, insanlar daha ucuz gıda ürünlerine yönelmek zorunda kalmaktadır. Ancak sorun yalnızca fiyat artışlarından ibaret değildir. Türkmenistan'da sosyal sorunları açıkça dile getiren gazeteciler, blog yazarları ve sıradan vatandaşlar baskı, yıldırma ve zulüm riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Blogger Didar ("Hitrowskin") bu gerçeğin trajik bir sembolü hâline gelmiştir. Et fiyatlarındaki hızlı artışı kamuoyuna açık şekilde dile getirdikten sonra ortadan kaybolmuştur. Daha sonra Azatlyk Radiosy, gazetecilerinin Didar'ın mezarını bulduğunu duyurmuştur. Bugüne kadar ölümünün koşulları bağımsız, etkili ve şeffaf bir şekilde soruşturulmamış; kamuoyu tatmin edici bir açıklama alamamıştır. Bu olay unutulmamalıdır. Çünkü bu trajedi bize, ifade özgürlüğü olmadan ne sosyal hakların, ne ekonomik hakların ne de insan onurunun korunabileceğini göstermektedir. Dayanç Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu, Türkmenistan yetkililerine şu çağrıda bulunmaktadır: Halkın yeterli ve erişilebilir gıdaya ulaşma hakkını, Türkmenistan'ın uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uygun şekilde güvence altına almak; Temel gıda ürünlerinin fiyatlarını istikrara kavuşturacak etkili önlemler almak; Gıda güvenliği ve yaşam maliyetine ilişkin devlet politikalarında şeffaflığı sağlamak; Vatandaşlara, gazetecilere, blog yazarlarına ve insan hakları savunucularına, düşüncelerini barışçıl biçimde ifade ettikleri için uygulanan baskı ve kovuşturmalara son vermek; Didar'ın ölümüyle ilgili bağımsız, etkili ve şeffaf bir soruşturma yürütmek ve sorumluların adalet önüne çıkarılmasını sağlamak; İfade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve bağımsız gazetecilerin güvenliğini güvence altına almak. Birleşmiş Milletler'e, Avrupa Birliği'ne, AGİT'e, uluslararası insan hakları kuruluşlarına, diplomatik temsilciliklere ve demokratik devletlere de şu çağrıyı yapıyoruz: Türkmenistan vatandaşlarının sosyal ve ekonomik haklarına daha fazla önem verilmesi; Türkmenistan yetkilileriyle gerçekleştirilen ikili ve çok taraflı görüşmelerde artan gıda fiyatları, yoksulluk ve gıda güvenliği konularının gündeme getirilmesi; Görüşlerini barışçıl şekilde ifade ettikleri için baskıya uğrayan bağımsız gazetecilerin, blog yazarlarının ve sivil toplum temsilcilerinin kararlılıkla desteklenmesi ve korunması; Didar'ın ölümü ve ifade özgürlüğünü kullandıkları için hedef alınan diğer kişilerle ilgili bağımsız ve şeffaf soruşturmaların talep edilmesi; Bağımsız gazeteciliğin ve sivil toplumun, sürdürülebilir kalkınmanın ve hesap verebilir yönetimin vazgeçilmez unsurları olarak desteklenmesi. Yeterli gıdaya erişim hakkı, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile güvence altına alınmış temel bir insan hakkıdır. Devletler bu hakkı saygı göstermek, korumak ve hayata geçirmekle yükümlüdür. İnsanlar temel gıda ürünlerini satın alamadığı için beslenme kalitelerini düşürmek zorunda kalırken, refahtan söz etmek mümkün değildir. İfade özgürlüğü korunmadan yeterli gıdaya erişim hakkı güvence altına alınamaz. Toplumsal sorunlar, bu sorunları cesaretle dile getiren insanlar susturularak çözülemez. Gıdaya erişim hakkının, ifade özgürlüğünün ve insan onurunun korunması yalnızca bir ülkenin iç meselesi değildir. Bu haklar, uluslararası toplumun tüm üyelerinin uymayı taahhüt ettiği evrensel insan hakları yükümlülüklerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Sessizlik fiyatları düşürmez. Dayanışma insanları korur.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.