Gıda Lüks Haline Geliyor: Türkmenistan’da Artan Fiyatlar En Çok Sıradan Aileleri Vuruyor Türkmenistan yaklaşan Halk Maslahatı toplantısına hazırlanırken, ülke içinden gıda ürünleri ve hazır yemek fiyatlarındaki keskin artışlara ilişkin haberler gelmeye devam ediyor. Azatlık Radyosu’nun 3 Eylül 2026 tarihli haberine göre, restoran ve kafelerde bazı yemeklerin fiyatları %100–130 oranında arttı. Restoran çalışanları ise müşteri sayısında ciddi bir düşüş yaşandığını bildiriyor. Azatlık’ın kaynaklarına göre Balkanabat’ta daha önce yaklaşık 5 manata satılan samsanın fiyatı 12–15 manata, 4 manat olan etli böreğin fiyatı 10 manata, 12 manat olan gatlamanın fiyatı ise 25 manata yükseldi. Daha önce yaklaşık 35 manat olan bir porsiyon mantı artık 80 manata kadar çıkabiliyor. Et yemeklerinin fiyatlarında da ciddi artışlar yaşanıyor. Restoran Fiyatlarının Arkasında Daha Derin Bir Sorun Var Bu fiyat artışını yalnızca restoran sektörünün bir sorunu olarak değerlendirmek mümkün değildir. Restoran sahipleri ve çalışanları fiyatlardaki yükselişi öncelikle et, işçilik, vergi ve kamu hizmetleri giderlerindeki ciddi artışla ilişkilendiriyor. Aynı zamanda tarım ve hayvancılık sektöründe de ağır bir tablo yaşanıyor. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar yem, veterinerlik hizmetleri ve ilaç fiyatlarının yüksekliğinden şikâyet ediyor. Bunun sonucunda et üretimi giderek daha az kârlı hale gelirken, artan maliyetler nihayetinde tüketiciye yansıyor. Ortaya bir kısır döngü çıkıyor: Çiftçi için üretmek, işletmeci için satmak, sıradan vatandaş için ise satın almak giderek daha pahalı hale geliyor. Enflasyon Resmî Rakamların Arkasına Gizlenemez Fiyatlardaki artış, halkın düşük gelirleri ve ülkede devam eden ikili döviz kuru sistemi göz önüne alındığında çok daha ağır hissediliyor. Resmî göstergeler ekonomik istikrardan söz etse bile, vatandaşların gerçek satın alma gücü raporlarla değil, bir ailenin maaşı veya emekli aylığıyla ne kadar gıda satın alabildiğiyle ölçülür. Sıradan gıdaların fiyatı iki katına çıkarken vatandaşların gelirleri aynı oranda artmıyorsa, mesele artık yalnızca bazı ürünlerin pahalanması değildir. Bu durum, halkın yeterli gıdaya erişimi ve insana yakışır bir yaşam standardına sahip olma hakkı meselesidir. “Dayanç” Sivil Hareketi / Türkmenistan İnsan Hakları Platformu, ekonomik ve sosyal sorunların yaklaşan Halk Maslahatı toplantısında açık bir şekilde ve vatandaşların gerçek yaşam koşulları esas alınarak tartışılması gerektiğine inanmaktadır. Devlet kamuoyu önünde şu sorulara cevap vermelidir: Ülkenin sahip olduğu büyük doğal kaynaklara rağmen sıradan gıda ürünleri halk için neden giderek daha ulaşılmaz hale geliyor? Vatandaşlar, çiftçiler ve küçük işletmeler neden fiyat artışlarının, enflasyonun ve ekonomik dengesizliklerin sonuçlarıyla kendi başlarına mücadele etmek zorunda bırakılıyor? Bir devletin ekonomik refahı resmî açıklamalarla veya görkemli törenlerle ölçülmez. Her şeyden önce, sıradan bir ailenin yarından endişe duymadan gıda satın alabilmesi, çocuklarını doyurabilmesi ve insana yakışır bir yaşam sürdürebilmesiyle ölçülür. Kaynak: Azatlık Radyosu, 3 Eylül 2026.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.