Ermenistan Yolu Gösterdi: Demokrasi Kazanıyor, Diktatörlükler Geçmişte Kalıyor 8 Haziran 2026, demokrasiye, insan haklarına ve halkın özgür iradesine inanan herkes için bir kez daha önemli bir gün olmuştur. Ermenistan Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin sonucunda Başbakan Nikol Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi (Civil Contract) seçmenlerin çoğunluğunun desteğini alarak önemli bir zafer kazanmıştır. Bu gelişme yalnızca Ermenistan için değil, tüm dünya için büyük önem taşımaktadır. Bu sonuç, demokrasinin bir ülkenin geleceğini belirlemesinin en adil ve meşru yolu olmaya devam ettiğini bir kez daha göstermektedir. “Dayanç” Türkmenistan Yurttaş Hareketi İnsan Hakları Platformu, Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı Nikol Paşinyan’ı, Sivil Sözleşme Partisi’ni, Ermenistan halkını ve dünyanın dört bir yanındaki demokratik değerleri savunan herkesi bu önemli başarıdan dolayı içtenlikle kutlamaktadır. Ermeni halkı bir kez daha göstermiştir ki, bir ülkenin geleceğini belirlemesi gereken güç vatandaşların özgür iradesidir; korku, baskı veya siyasi seçeneğin yokluğu değildir. Bugün Ermenistan bir kez daha kanıtlamıştır ki demokrasi devletlerin zayıflığı değil, en büyük gücüdür. Demokrasi, iktidarın meşruiyetini baskıdan değil, halkın desteğinden almasıdır. Demokrasi; barışçıl siyasi rekabetin, açık tartışmanın ve toplumun farklı görüşlerine saygının mümkün olmasıdır. Dünyanın hızla değiştiğine inanıyoruz. Giderek daha fazla ülke demokrasi, şeffaflık ve insan haklarına saygı yolunu seçmektedir. Diktatörlüklere, kişi kültüne, aile ve klan yönetimine, siyasi baskılara ve ifade özgürlüğünün engellenmesine ise her geçen gün daha az yer kalmaktadır. Hâlâ özgür siyasi tercih hakkından mahrum bırakılan toplumlar için Ermenistan’ın deneyimi önemli bir örnek teşkil etmektedir. Çünkü devlet halkın iradesine bağlı olmalıdır; halk devletin iradesine değil. Türkmenistan Yönetimine Çağrı Bu vesileyle Türkmenistan’ın yönetimine, Gurbanguli Berdimuhamedov ve Serdar Berdimuhamedov’a sesleniyoruz. Dünya artık yirmi ya da otuz yıl önceki dünya değildir. İnsanlar haklarına saygı gösterilmesini, ülkelerinin yönetimine katılmayı ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmeyi talep etmektedir. Türkmenistan’da uzun yıllardır binlerce insanın acı çekmesine neden olan otoriter uygulamalara, insan hakları ihlallerine, sansüre, muhalif görüşlerin bastırılmasına ve sınır ötesi baskılara son verme zamanı gelmiştir. Hiçbir yönetimin vatandaşlarını temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakma hakkı yoktur. Hiçbir yönetimin ifade özgürlüğünü yok etme, insanları korku içinde yaşamaya zorlama, aileleri parçalama, aktivistleri ve gazetecileri cezalandırma veya insanları güvenlik ve onurlu bir yaşam arayışıyla ülkelerini terk etmeye mecbur bırakma hakkı yoktur. Tarih göstermiştir ki korku ve baskı üzerine kurulu hiçbir sistem sonsuza kadar sürmez. Er ya da geç, hem halka hem de tarihe karşı hesap verme zamanı gelir. Eğer Türkmenistan yönetimi gerçekten halkın desteğine sahip olduğuna inanıyorsa, işe en temel adımdan başlamalıdır. Özgür, şeffaf, demokratik ve adil seçimler düzenleyin. Uluslararası standartlara uygun seçimler düzenleyin. Bağımsız uluslararası gözlemcilerin denetiminde seçimler gerçekleştirin. Farklı siyasi görüşlerin özgürce yarışabildiği bir ortam oluşturun. Her vatandaşın oyunun gerçekten değer taşıdığı bir seçim sistemi kurun. Çünkü yalnızca adil seçimler halkın gerçek iradesini ortaya koyabilir. Yalnızca demokrasi bir devletin sürdürülebilir gelişimini sağlayabilir. Yalnızca ifade özgürlüğü ve bağımsız kurumlar iktidarın kötüye kullanılmasını önleyebilir. Aynı zamanda sınır ötesi baskıların sona erdirilmesinin, siyasi mahkûmların serbest bırakılmasının, yargı bağımsızlığının sağlanmasının ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesinin modern ve adil bir devlet inşa etmenin vazgeçilmez şartları olduğuna inanıyoruz. Bir devletin gerçek gücü, vatandaşlarına koyduğu yasakların sayısıyla değil, onların sahip olduğu özgürlüklerin düzeyiyle ölçülür. Bir devletin gücü propaganda mekanizmasının büyüklüğüyle değil, halkının ona duyduğu güvenle ölçülür. Bir devletin gücü insanların yöneticilerden korkmasıyla değil, hukuka saygı duymasıyla ölçülür. Eğer mevcut yönetim gerçek reformları gerçekleştirmeye, vatandaşlarının haklarına saygı göstermeye ve hukukun üstünlüğünü sağlamaya hazır değilse veya bunu yapabilecek durumda değilse, ülkenin karşı karşıya olduğu sorunları çözemediklerini kabul etmeli ve barışçıl demokratik dönüşümün önünü açmalıdır. İnsan haklarına karşı işlenen hiçbir suç sonsuza kadar unutulmaz. Hiçbir yetki kötüye kullanımı hesap vermezlik zırhının arkasına saklanmamalıdır. Devletler halkı susturmak için değil, halka hizmet etmek için vardır. Demokrasi İnsanlığın Geleceğidir Bugün Ermenistan’da elde edilen demokratik zafer tüm dünya için önemli bir hatırlatmadır. İnsanlar özgürlük istiyor. İnsanlar adalet istiyor. İnsanlar kendi geleceklerini seçme hakkı istiyor. “Dayanç” Türkmenistan Yurttaş Hareketi İnsan Hakları Platformu, insan haklarının korunmasını, hukukun üstünlüğünü, ifade özgürlüğünü, adil seçimleri, barışı ve uluslararası dayanışmayı savunmaya devam etmektedir. Biz geleceğin korkunun değil, özgür vatandaşların geleceği olduğuna inanıyoruz. İnsan haklarının sınır tanımadığına inanıyoruz. Demokrasinin barışa, kalkınmaya ve insan onuruna giden tek sürdürülebilir yol olduğuna inanıyoruz. İfade özgürlüğü suç değildir. İnsan hakları bir ayrıcalık değildir. Demokrasi gelecektir. “Dayanç” Türkmenistan Yurttaş Hareketi İnsan Hakları Platformu 8 Haziran 2026
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.