Türkmenistan, kanıtlanmış doğal gaz rezervleri bakımından dünyada 4. sırada yer almaktadır. Toplam rezervler 50 trilyon metreküpü aşmakta ve bu da dünya rezervlerinin yaklaşık %9,8’ine karşılık gelmektedir. “Galkynyş” sahası ise dünyanın en büyük sahalarından biridir. Ülke önemli bir gaz ihracatçısıdır ve özellikle Çin’e boru hattı gazı sağlayan en büyük ülkelerden biridir. Mevcut üretim seviyesine göre bu rezervlerin 190 yıldan fazla süre yeteceği tahmin edilmektedir. Bu kadar büyük kaynaklara sahip bir ülkenin yüksek yaşam standartları, istihdam ve fırsatlar sunması beklenir. Ancak gerçeklik çok farklıdır. Azatlık Radyosu’na göre, Türkmenistan vatandaşları giderek daha fazla Özbekistan ve Kazakistan gibi komşu ülkelere çalışmak için gitmeye çalışmaktadır. Daha önce Türkiye ve Rusya başlıca hedef ülkelerdi, ancak vize uygulamaları ve jeopolitik gelişmeler insanları alternatif aramaya zorladı. 👉 Kaynak: https://www.azattyqasia.org/a/bezrabotitsa-vynuzhdaet-turkmenistantsy-pytayutsya-vyehat-na-zarabotki-v-sosednie-strany-ne-vsem-udayotsya/33717918.html� Büyükelçiliklerin önünde yüzlerce kişi sıraya giriyor. Bunlar turist değil — geçinmeye çalışan insanlar. Özellikle vurgulamak gerekir: Türkmenistan vatandaşları “daha iyi bir hayat aradıkları” için değil, ülke içinde insanca yaşamanın mümkün olmaması nedeniyle ayrılıyor. Sorunun temel nedenleri açık: iş imkanlarının yokluğu çok düşük ücretler maaşların gecikmesi veya ödenmemesi zor çalışma koşulları Nitelikli uzmanlar bile istikrarlı bir iş bulmakta zorlanıyor. Çalışanlar ise çoğu zaman temel ihtiyaçlarını karşılamayan ücretler alıyor. Kaynaklara göre gerçek gelirler karaborsa kuruna göre yaklaşık 70 dolar civarında olabilir. Öte yandan yurtdışında Türkmen işçiler 700 dolar ve altı ücretlere çalışmayı kabul ediyor. Bu, yerel halk için düşük bir ücret sayılır. Ancak onlar için bu, hayatta kalma meselesidir. Bununla birlikte, yurtdışına çıkmak bile başlı başına bir sorundur. Geçerli vizesi olan kişiler bile: sebepsiz yere ülkeden çıkışına izin verilmeyebilir sınırdan geri çevrilebilir keyfi kısıtlamalara maruz kalabilir Ayrıca sınırı geçmek için rüşvet talep edildiğine dair bilgiler de bulunmaktadır. Kazakistan sınırında her gün yüzlerce kişi çıkış yapmaya çalışırken, önemli bir kısmı geri çevrilmektedir. Göçmenlerin ifadesine göre sorunlar özellikle Türkmenistan tarafında yaşanmaktadır. Uluslararası kuruluşlar da bu duruma dikkat çekmektedir. Freedom House, yetkililerin kitlesel göçü önlemek amacıyla hareket özgürlüğünü kısıtladığını belirtmektedir. Human Rights Watch ise devletin vatandaşların ülkeyi terk etme hakkına keyfi şekilde müdahale ettiğini, özellikle yurtdışındaki konsolosluklar aracılığıyla pasaport verilmemesi veya yenilenmemesi yoluyla bu hakkın ihlal edildiğini vurgulamaktadır. Ayrıca şu engeller de uygulanmaktadır: “geri dönüş garantörü” şartı yurtdışında “hükümet karşıtı faaliyetlerden kaçınma” taahhüdü işlemlerin bilinçli şekilde geciktirilmesi Bu durum, hareket özgürlüğünü bir hak olmaktan çıkarıp bir ayrıcalığa dönüştürmektedir. Bu noktada temel soru şudur: Nasıl oluyor da bir ülke: dünyanın en büyük gaz rezervlerinden birine sahipken nispeten küçük bir nüfusa sahipken milyarlarca dolarlık ihracat yaparken vatandaşlarına: iş adil ücret temel ekonomik güvence sağlayamıyor? Normal bir sistemde insanlar Türkmenistan’a çalışmaya gelirdi. Gerçekte ise tam tersi oluyor: insanlar Türkmenistan’dan ayrılmak zorunda kalıyor. Bu artık sadece ekonomik bir sorun değildir. Bu, doğal kaynakların halkın refahına yansımadığı ve devlet politikalarının temel yaşam koşullarını bile sağlayamadığı sistemsel bir krizin göstergesidir. Ülkede: işsizlik düşük gelirler temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması devam ettiği sürece, iş gücü göçü bir tercih değil, zorunluluk olmaya devam edecektir.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.