BM – Türkmenistan İş Birliğinde Yeni Bir Dönem: İnsanlar İçin Ortaklık mı, Yoksa İnsan Hakları Olmadan Bir Ortaklık mı? Kaynak: Birleşmiş Milletler Türkmenistan Temsilciliği'nin, Türkmenistan'daki yeni BM Daimî Koordinatörü Sayın Xiaojun Grace Wang'ın güven mektubunu sunmasına ilişkin resmî açıklaması. Açıklama ayrıca BM Türkmenistan'ın resmî Facebook sayfasında yayımlanmıştır: https://www.facebook.com/share/1B7XvQCvHJ/ Birleşmiş Milletler, Türkmenistan ile iş birliğinde yeni bir dönemin başladığını duyurdu. Türkmenistan'daki yeni BM Daimî Koordinatörü Sayın Xiaojun Grace Wang, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov'a güven mektubunu sunarak, Birleşmiş Milletler'in Türkmenistan Hükûmeti, Türkmenistan halkı ve diğer ortaklarla birlikte Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik iş birliğini sürdürme kararlılığını yineledi. Resmî açıklamada, ortaklıkların güçlendirilmesi, yenilikçi yaklaşımlar, bilimsel verilere dayalı çözümler, kapsayıcılık ve herkes için daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesi vurgulanmaktadır. Bu hedefler umut vericidir. Ancak insan hakları meselesi ele alınmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. Uzun yıllardır uluslararası kuruluşlar, BM insan hakları mekanizmaları, bağımsız medya kuruluşları ve insan hakları örgütleri Türkmenistan'daki ciddi insan hakları ihlallerini belgelemektedir. Bunlar arasında ifade özgürlüğünün kısıtlanması, bağımsız medyanın bulunmaması, gazetecilerin ve sivil toplum aktivistlerinin baskı altına alınması, zorla kaybedilme vakaları, seyahat özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, yurt dışındaki Türkmenistan vatandaşlarına pasaport verilmemesi, sınır ötesi baskılar, aktivistlerin ailelerine yönelik tehditler ve çok sayıdaki insan hakları ihlaline ilişkin bağımsız ve etkili soruşturmaların yürütülmemesi yer almaktadır. Kalkınma, toplumun güveni olmadan mümkün değildir. Toplumun güveni ise insan haklarına saygı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü olmadan sağlanamaz. İnsanlar düşüncelerini özgürce ifade etmekten korkuyorsa kapsayıcılıktan söz edilemez. Bağımsız gazeteciler ve araştırmacılar özgürce çalışamıyorsa bilimsel verilere dayalı karar alma süreçlerinden söz edilemez. Vatandaşların kamusal yaşama katılma ve temel haklarını savunma imkânı yoksa halkla gerçek bir ortaklıktan bahsedilemez. Özellikle şiddet mağduru kadınların ve çocukların durumu ciddi endişe kaynağıdır. Son aylarda vatandaşların doğrudan başvuruları ve sosyal medyada paylaşılan bilgiler sayesinde bu tür vakalar daha görünür hâle gelmiştir. Buna rağmen mağdurlar korku, toplumsal baskı, yetersiz koruma ve etkili soruşturmaların yürütülmemesi gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaya devam etmektedir. Türkmenistan'daki yeni BM Daimî Koordinatörü'nü, şiddet mağdurlarının korunmasını Türkmenistan makamlarıyla yürütülecek iş birliğinin temel önceliklerinden biri hâline getirmeye çağırıyoruz. Mağdurları koruyacak güvenli ve etkili bir sistemin oluşturulması için kararlı ve acil adımlar atılması gerekmektedir. Özellikle aşağıdaki alanlarda destek sağlanmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz: kadınlar ve çocuklar için bağımsız kriz merkezlerinin kurulması; güvenli ve gizliliği korunan yardım hatlarının oluşturulması; mağdurlara ücretsiz psikolojik, hukuki ve sosyal destek sağlanması; mağdurların ve tanıkların tehdit, baskı ve misillemelere karşı etkili biçimde korunması; cinsel şiddet ve çocuklara yönelik şiddet dâhil olmak üzere tüm şiddet iddialarının bağımsız, tarafsız ve etkili şekilde soruşturulması; sorumluların uluslararası insan hakları standartlarına uygun olarak hesap vermesinin sağlanması. Bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler'in dikkatini gerektiren diğer temel insan hakları sorunları şunlardır: Türkmenistan vatandaşlarına yönelik sınır ötesi baskı uygulamalarının sona erdirilmesi; zorla kaybedilme vakalarının etkili biçimde soruşturulması; ifade özgürlüğünün, barışçıl toplanma hakkının ve bağımsız gazeteciliğin güvence altına alınması; vatandaşların yurt dışına çıkış hakkına getirilen hukuka aykırı kısıtlamaların kaldırılması; yurt dışındaki Türkmenistan vatandaşlarına pasaport verilmesinin sağlanması; insan hakları savunucularının, gazetecilerin, sivil toplum aktivistlerinin ve ailelerinin korunması; devlet ile sivil toplum arasında gerçek ve anlamlı bir diyalog ortamının oluşturulması. Birleşmiş Milletler, sürdürülebilir kalkınmanın insan haklarına saygı olmadan mümkün olmadığını defalarca vurgulamıştır. Bu nedenle Türkmenistan ile yürütülen iş birliği yalnızca gerçekleştirilen projelerin veya imzalanan anlaşmaların sayısıyla değil, insanların yaşamında yarattığı somut değişim, haklarının korunması ve insan onurunun güçlendirilmesiyle değerlendirilmelidir. Yeni BM Daimî Koordinatörü'nün göreve başlamasının yalnızca kalkınma programlarının genişletilmesi için değil, aynı zamanda Türkmenistan Hükûmeti ile ülkenin uluslararası insan hakları yükümlülükleri konusunda daha güçlü ve ilkeli bir diyaloğun geliştirilmesi için de önemli bir fırsat olmasını içtenlikle umut ediyoruz. Bu yeni iş birliği dönemi ancak raporlar ve istatistiklerden ibaret kalmayıp insanların yaşamında gerçek değişiklikler yaratabildiği takdirde anlamlı olacaktır: cezasızlığın sona erdirilmesi, şiddet mağdurlarının etkili biçimde korunması, adaletin yeniden tesis edilmesi, insan onuruna saygının güçlendirilmesi ve Türkmenistan'da yaşayan herkesin hak ve özgürlüklerinin yalnızca kâğıt üzerinde değil, uygulamada da güvence altına alınması.
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.