BAŞKASININ SAVAŞI: TÜRKMENİSTAN VATANDAŞLARI NEDEN UKRAYNA’DA CEPHEYE GİDİYOR? Bir Türkmenistan vatandaşı daha Ukrayna’da esir düştü. Röportajı “Yaşamak İstiyorum” (Хочу жить) projesi tarafından yayımlandı. 1980 doğumlu olan bu kişi başarılı bir öğrenciydi. Türkmenistan’daki Türkmen-Türk Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara’da tarım alanıyla ilgili eğitimine devam etti. Türkmenistan’da zorunlu askerlik hizmetini tamamladı. Türkmence, Rusça, Türkçe ve İngilizce olmak üzere dört dil biliyor. Peki eğitimli, meslek sahibi ve ailesi olan bir insan nasıl oldu da Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın içinde yer aldı? Bu sorunun cevabı, tek bir insanın hikâyesinin çok ötesine geçiyor. İşçi Göçünden Savaşa Kendi anlatımına göre, çalışmak ve para kazanmak amacıyla Rusya Federasyonu’na gitti. Orada pasaportunu kaybetti ve Türkmenistan’ın Moskova Büyükelçiliğine başvurdu. Ancak ifadesine göre kendisine yeni bir pasaport verilmedi. Türkmenistan’a dönmek istemedi; çünkü ülkeye döndükten sonra yurt dışına çıkış yasağıyla karşılaşabileceğinden ve bir daha ülkeyi terk edemeyeceğinden endişe ediyordu. Ardından trajik bir karar geldi. Rus tarafıyla sözleşme imzaladı. Paranın bir kısmını aldı ve ev inşaatı için ailesine gönderdi. Yaklaşık iki haftalık eğitimin ardından savaş bölgesine gönderildi. Önce siper ve korunak kazdı, ardından cephe hattına çıktı ve sonunda teslim olarak esir düştü. Bunların hiçbiri yetişkin bir insanın aldığı kararlardan doğan kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak Türkmenistan vatandaşlarının neden başkasının savaşında yer aldığını gerçekten anlamak istiyorsak, bu zincirin yalnızca son halkasına bakamayız. Askerî sözleşmeden önce işçi göçü vardı. Maddi sıkıntılar vardı. Kaybedilen pasaport vardı. Yeni bir belge alamama sorunu vardı. Ve ülkeye dönme korkusu vardı. Kaynakları Zengin Bir Ülke — Peki Vatandaşları Neden Göç Ediyor? Türkmenistan, dünyanın en büyük kanıtlanmış doğal gaz rezervlerinden bazılarına sahip bir ülkedir. Aynı zamanda petrol kaynaklarına ve büyük sanayi tesislerine sahiptir. Yeni Arkadağ şehri inşa edildi. Pahalı altyapı ve prestij projeleri hayata geçiriliyor. Devlet medyası yıllardır halka refah ve kalkınma tablosu sunuyor. Bu durumda çok basit bir soru ortaya çıkıyor: Doğal kaynaklar açısından bu kadar zengin bir ülkenin vatandaşları neden kitlesel olarak yurt dışında çalışmak zorunda kalıyor? İnsanlar neden anne-babalarını, eşlerini ve çocuklarını geride bırakıp ailelerinin geçimini sağlayabilmek için binlerce kilometre uzağa gidiyor? Resmî refah görüntüsünün arkasında nüfusun önemli bir kesimi için düşük gelirler, yetersiz ekonomik imkânlar, kitlesel işçi göçü, parçalanmış aileler ve ciddi nüfus kaybı bulunuyor. Bugün bu durumun sonuçlarını artık savaş alanında da görüyoruz. “Yaşamak İstiyorum” projesi daha önce Rus silahlı oluşumlarında yer alan Türkmenistan vatandaşları hakkında bilgiler yayımladı. Bilinen vakalar arasında esir düşenler, hayatını kaybedenler, yaralananlar ve kayıp olarak bildirilenler bulunuyor. Ayrıca kamuoyunun akıbeti hakkında hiçbir şey bilmediği kişilerin de bulunması mümkündür. Nüfusun ülkeden yoğun şekilde ayrılması ve demografik sorunlar göz önünde bulundurulduğunda, bunu artık sadece üzücü bir durum olarak tanımlamak mümkün değildir. Bu bir trajedidir. Pasaport Bir Tuzağa Dönüşmemelidir “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşlarına pasaport verilmemesi veya pasaportlarının yenilenmemesi sorununu ve vatandaşların ülkeden çıkış haklarına getirilen kısıtlamaları defalarca gündeme getirdi. Bu politikaların doğurabileceği sonuçlar konusunda defalarca uyarıda bulunduk. Bu kişinin hikâyesi, hukuki ve göçmenlik açısından savunmasızlığın ne kadar tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini gösteriyor. Bir vatandaş yurt dışında geçerli bir belgesi olmadan kaldığında ve aynı zamanda ülkesine dönerse yeniden yurt dışına çıkamayacağından korktuğunda, önündeki güvenli seçenekler ciddi biçimde azalır. Ve tam da böylesine savunmasız durumdaki bir insan, askerî sözleşme karşılığında vaat edilen yüksek miktardaki paraya karşı daha açık hâle gelebilir. Pasaport, vatandaşın hukuki statüsünü ve devletiyle bağını korumalıdır; onu savunmasız bırakan bir tuzağa dönüşmemelidir. Ukrayna Bağımsız Bir Devlettir. Peki Türkmenistan’a Saldırılsaydı? Göz ardı edilemeyecek başka bir temel mesele daha var. Ukrayna, uluslararası alanda tanınmış sınırlara sahip bağımsız ve egemen bir devlettir. Rusya Federasyonu, 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’ya karşı geniş çaplı işgal harekâtını başlattı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Ukrayna’nın egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü defalarca teyit etti ve Rusya’nın saldırganlığını kınadı. Şimdi aynı durumu tersinden düşünelim. Yarın başka bir devletin ordusu Türkmenistan sınırını geçse ne olurdu? Yabancı askerler şehirlerimize girseydi? Başka bir devlet, Türkmenistan topraklarının bir bölümünü kendi toprağı ilan etseydi? Yabancı ülke vatandaşlarına para ve askerî sözleşmeler teklif edilerek Türkmenistan’a karşı savaşmaya gönderilselerdi? Biz ne hissederdik? Haklı olarak Türkmenistan’ın egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini talep ederdik. Ancak toprak bütünlüğü ilkesi seçici şekilde uygulanamaz. Türkmenistan’ın sınırlarına saygı gösterilmesini talep ediyorsak, Ukrayna’nın sınırlarına da saygı göstermek zorundayız. Üstelik Türkmenistan, daimi tarafsızlığı devlet politikasının temel ilkelerinden biri olarak ilan etmiş bir ülkedir. Ukrayna Türkmenistan’a saldırmadı. Ukrayna bizim topraklarımızı işgal etmedi. Ukrayna halkı Türkmen halkının düşmanı değildir. Bu bizim savaşımız değil. Daha Önce de Başvurduk. Bugün Bir Kez Daha Başvuruyoruz “Dayanç” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, ülke vatandaşlarının bu savaşa katılması konusunda Türkmenistan makamlarına defalarca başvuruda bulundu. Devleti, vatandaşlarını savaşın sonuçları konusunda açıkça uyarmaya çağırdık. Pasaport ve yurt dışına çıkış yasağı sorunlarını gündeme getirdik. Yurt dışında bulunan Türkmenistan vatandaşlarının korunmasını talep ettik. Türkmenistan vatandaşlarının Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşa dâhil edildiğine ilişkin haberler karşısında devletin harekete geçmesi gerektiğini söyledik. Bugün bir kez daha başvurmak zorunda kalıyoruz. Daha kaç Türkmenistan vatandaşı hayatını kaybetmeli? Daha kaçı yaralanmalı? Daha kaçı kaybolmalı? Yetkililerin bu sorunun varlığını kamuoyu önünde kabul etmesi için daha kaç vatandaşımızın esir düşmesi gerekiyor? Türkmenistan makamlarını bir kez daha, yurt dışında yaşayan vatandaşlarının gerekli belgeleri zamanında alabilmelerini sağlamaya ve seyahat özgürlüğüne yönelik keyfî kısıtlamalara son vermeye çağırıyoruz. Türkmenistan Dışişleri Bakanlığını, Türkmenistan vatandaşlarının Ukrayna’ya karşı savaşa katılmak üzere askere alınmasının ve bu savaşa dâhil edilmesinin önlenmesi meselesini Rusya Federasyonu nezdinde resmî olarak gündeme getirmeye bir kez daha çağırıyoruz. Devlet, vatandaşını sipere düştükten sonra değil, sipere düşmeden önce korumalıdır. Öldüğü, yaralandığı, kaybolduğu veya esir düştüğü haberi geldikten sonra artık çok geç olabilir. Türkmenistan Vatandaşlarına Çağrımız Rusya’da bulunan vatandaşlarımıza doğrudan sesleniyoruz: Para uğruna bu savaşa gitmeyin. Maddi durumunuz ne kadar zor olursa olsun, hiçbir ödeme insan hayatından daha değerli değildir. Yoksulluğunuzun, belge sorunlarınızın, göçmen olarak savunmasız durumunuzun veya ailenize daha iyi bir yaşam sağlama arzunuzun kullanılarak sizi başkasının savaşının bir aracına dönüştürmesine izin vermeyin. Hiçbir askerî sözleşme ölen bir evladı annesine geri getiremez. Hiçbir para çocuklara babalarını geri veremez. Ve hiçbir ödeme, size hiçbir kötülük yapmamış bir halka karşı silah almanızı haklı gösteremez. Yıllardır bize şu söz söyleniyor: “Türkmenistan’ın gökyüzü barış içindedir.” Öyle kalmasını diliyoruz. Ancak kendimiz için barış istiyorsak, diğer halkların da barış içinde yaşama hakkını kabul etmek zorundayız. Türkmenistan’ın sınırlarına saygı gösterilmesini istiyorsak, Ukrayna’nın sınırlarına da saygı göstermeliyiz. Kendi topraklarımızda yabancı asker görmek istemiyorsak, bizim vatandaşlarımız da Ukrayna topraklarında yabancı asker olmamalıdır. “DAYANÇ” Sivil Hareketi İnsan Hakları Platformu Türkmenistan Türkmenistan vatandaşının röportajı — “Yaşamak İstiyorum” projesi: https://youtu.be/579ZMvw_XzQ?is=JG3x6bZd2V9cE7nq
Dayanch olarak, her bireyin temel
haklarını korumak ve geliştirmek
için çalışıyoruz.