AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKMENİSTAN HÜKÜMETİ TEMSİLCİLERİ ARASINDAKİ GÖRÜŞME: DAYANÇ, İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİN GÖZ ARDI EDİLMEMESİ ÇAĞRISINDA BULUNUYOR

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKMENİSTAN HÜKÜMETİ TEMSİLCİLERİ ARASINDAKİ GÖRÜŞME: DAYANÇ, İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİN GÖZ ARDI EDİLMEMESİ ÇAĞRISINDA BULUNUYOR

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKMENİSTAN HÜKÜMETİ TEMSİLCİLERİ ARASINDAKİ GÖRÜŞME: DAYANÇ, İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİN GÖZ ARDI EDİLMEMESİ ÇAĞRISINDA BULUNUYOR 14 Ekim 2026 tarihinde, Avrupa Birliği'nin Türkmenistan Büyükelçisi Luc Devigne, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Nokerguly Atagulyyev ile resmî bir görüşme gerçekleştirdi. Avrupa Birliği'nin Türkmenistan'daki resmî temsilciliği tarafından yayımlanan bilgilere göre, taraflar ikili iş birliğinin daha da geliştirilmesine yönelik beklentileri ve gelecekteki iş birliği olanaklarını ele aldı. Dayanç Sivil İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, Avrupa Birliği ile Türkmenistan arasındaki diplomatik diyaloğun geliştirilmesini memnuniyetle karşılamaktadır. Ancak uluslararası iş birliğinin yalnızca ekonomik, ticari ve siyasi çıkarlarla sınırlı kalmaması, temel insan hakları ve özgürlüklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulamayı önemli buluyoruz. Bu görüşmeye dikkat çekmemizin nedeni, Türkmenistan vatandaşlarının uzun yıllardır ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalması ve mağdurlar ile insan hakları kuruluşları tarafından yapılan çok sayıda başvurunun gerekli sistematik değişiklikleri sağlayamamış olmasıdır. Aşağıdaki sorunlar özellikle endişe vericidir. 1. PASAPORT KRİZİ VE YURT DIŞINDA YAŞAYAN VATANDAŞLARIN HAKLARININ İHLALİ Türkmenistan dışında yaşayan vatandaşlar, Türkmenistan'ın diplomatik temsilcilikleri ve konsoloslukları aracılığıyla pasaportlarının düzenlenmesi veya yenilenmesi konusunda ret kararlarıyla karşılaşmaktadır. İnsanlar yıllarca süresi dolmuş belgelerle yurt dışında kalmakta; yasal olarak ikamet etme, çalışma, seyahat etme ve aileleriyle yeniden bir araya gelme imkânlarını kaybetmektedir. Oysa Türkmenistan'ın “Göç Hakkında” Kanunu'nun 29. maddesinin 3. fıkrası, yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşlarına diplomatik temsilcilikler ve konsolosluklar aracılığıyla pasaport düzenlenmesini ve verilmesini öngörmektedir. Avrupa Birliği'ni, Türkmenistan'ın yurt dışında yaşayan vatandaşlarına karşı kendi mevzuatından doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunu gündeme getirmeye çağırıyoruz. 2. KEYFÎ YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAKLARI VE AİLELERİN PARÇALANMASI Türkmenistan vatandaşları, eşlerinin, çocuklarının veya diğer yakın aile üyelerinin yurt dışında yaşadığı durumlarda dahi ülkeden çıkışlarına yönelik kısıtlamalarla karşılaşmaktadır. Özellikle Türkmenistan'ın “Göç Hakkında” Kanunu'nun 30. maddesinin 9. fıkrasının uygulanması ciddi endişe yaratmaktadır. Söz konusu hüküm, yabancı bir ülkenin mevzuatının ihlal edilmesiyle bağlantılı olarak ülkeden çıkışın kısıtlanmasını öngörmektedir. Bu tür kısıtlamalar, ailelerin uzun süre birbirinden ayrı kalmasına neden olabilmekte ve bireylerin seyahat özgürlüğünü kullanmalarını engelleyebilmektedir. Haksız ve keyfî seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasını ve vatandaşların aile birleşimi hakkının güvence altına alınmasını talep ediyoruz. 3. ŞİDDET MAĞDURU KADINLAR VE ÇOCUKLAR KORUMASIZ BIRAKILIYOR En endişe verici sorunlardan biri, aile içi, fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalan kadınların ve çocukların içinde bulunduğu durumdur. Şiddet mağdurlarının çoğu zaman başvurabilecekleri bir kurum, kendilerini koruyabilecek bir mekanizma ve şiddet uygulayan kişilerden kaçabilecekleri güvenli bir yer bulunmamaktadır. Türkmenistan'da mağdurlar için yeterince erişilebilir ve etkili bir güvenli sığınma evi, kriz merkezi ve bağımsız koruma mekanizması sistemi bulunmamaktadır. Kendilerini ve reşit olmayan çocuklarını korumaya çalışan kadınlar, kolluk kuvvetlerine ve devlet kurumlarına başvurduklarında ciddi engellerle karşılaşmaktadır. Dayanç Sivil İnsan Hakları Platformu, şiddete, tehditlere, yetersiz devlet korumasına ve kendileri ile çocukları için güvenli bir yer bulamama sorununa ilişkin kadınlardan başvurular almaktadır. Bazı durumlarda mağdurlar, yaşamlarını, sağlıklarını ve güvenliklerini tehdit eden kişilerle aynı ortamda yaşamaya devam etmek zorunda kalmaktadır. Şiddete maruz kalan bir kadının, kendisine şiddet uygulayan kişiyle yaşamaya devam etmek ile başını sokacak bir yer bulamamak arasında seçim yapmak zorunda bırakılmasını kabul edilemez buluyoruz. Avrupa Birliği'ni, Türkmenistan Hükümeti ile yürütülen müzakerelerin gündemine kadınların ve çocukların korunması konusunu dâhil etmeye çağırıyoruz. Bu kapsamda güvenli sığınma evlerinin kurulmasına, erişilebilir hukuki ve psikolojik desteğin sağlanmasına ve şiddet olaylarının etkili biçimde soruşturulmasına yönelik mekanizmaların oluşturulmasına özel önem verilmelidir. 4. SINIR ÖTESİ BASKI VE İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARININ TAKİP EDİLMESİ Yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşları, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve sivil toplum aktivistleri de dâhil olmak üzere, tehdit, yıldırma ve baskı vakaları bildirmektedir. Özellikle Türkmenistan'da yaşamaya devam eden aktivist yakınlarının baskı ve takibata maruz kalması ciddi endişe yaratmaktadır. Platformumuza ulaşan başvurularda ayrıca uluslararası kolluk iş birliği mekanizmalarının kötüye kullanıldığına ilişkin iddialar, göç ve seyahat kısıtlamalarının baskı aracı olarak kullanılması ve diplomatik yapılar aracılığıyla kişilerin itibarını zedeleyen bilgilerin yayılması gibi konular gündeme getirilmektedir. Uluslararası sınırlar, bireylerin siyasi nedenlerle gerçekleştirilen baskı ve zulümden korunmasının önünde bir engel oluşturmamalıdır. Avrupa Birliği'ni, insan hakları faaliyetleri ve bağımsız görüşlerini barışçıl biçimde ifade etmeleri nedeniyle baskı ve zulüm riskiyle karşı karşıya kalan Türkmenistan vatandaşlarının güvenliğine özel önem vermeye çağırıyoruz. 5. YARGI BAĞIMSIZLIĞININ VE ETKİLİ HUKUKİ KORUMANIN EKSİKLİĞİ Türkmenistan vatandaşları, adil yargılanma hakkından yararlanmak, mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlamak ve kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğunu gündeme getirmek istediklerinde ciddi engellerle karşılaşmaktadır. Devletin denetim kurumlarına ve Kamu Denetçiliği (Ombudsman) makamına yapılan başvurular dahi her zaman ihlal edilen hakların etkili biçimde korunmasını ve yeniden tesis edilmesini sağlamamaktadır. Sonuç olarak, mevcut iç hukuk yollarını tüketen kişiler uluslararası kuruluşlara başvurmak ve yaşadıkları sorunları kamuoyuyla paylaşmak zorunda kalmaktadır. Adil yargılanma ve etkili hukuki başvuru hakkı; sosyal statüsü, düşünceleri veya ikamet ettiği yer ne olursa olsun her vatandaş için güvence altına alınmalıdır. 6. ETKİLİ ULUSLARARASI KORUMA MEKANİZMALARININ EKSİKLİĞİ Geçerli seyahat belgeleri olmadan yurt dışında bulunan ve gözaltına alınma, sınır dışı edilme veya zorla geri gönderilme riskiyle karşı karşıya kalan Türkmenistan vatandaşlarının durumuna da özel önem verilmelidir. Bu kişilerin birçoğu, özellikle bazı transit ülkelerde ve geçici olarak bulundukları ülkelerde, uluslararası koruma prosedürlerine etkili biçimde erişememektedir. İşkence, siyasi zulüm veya diğer ciddi insan hakları ihlalleri riskiyle karşı karşıya bulunan kişilerin zorla geri gönderilmesi, uluslararası hukukun geri göndermeme (non-refoulement) ilkesini ihlal edebilir. Bu bağlamda platformumuz, özellikle savunmasız durumdaki vatandaşlara güvenli ve yasal koruma yolları sağlamayı amaçlayan “Yeşil Koridor” (Green Corridor) girişimi de dâhil olmak üzere, özel insani koruma mekanizmalarının oluşturulmasını savunmaktadır. --- AVRUPA BİRLİĞİ'NE YÖNELİK TUTUMUMUZ VE ÇAĞRIMIZ Dayanç Sivil İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, Avrupa Birliği ile Türkmenistan arasındaki diplomatik, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine karşı değildir. Aksine, yapıcı uluslararası iş birliğinin ülke vatandaşlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesinde önemli bir rol oynayabileceğine inanıyoruz. Ancak bu tür bir iş birliği, insan haklarının durumuna ilişkin tutarlı, açık ve şeffaf görüşmelerle desteklenmelidir. Avrupa Birliği'ne şu çağrılarda bulunuyoruz: 1. İnsan haklarına ilişkin konuların, Türkmenistan Hükümeti temsilcileriyle gerçekleştirilen tüm önemli ikili görüşmelerin gündemine alınmasını sağlamak. 2. Pasaport krizini gündeme getirerek, yurt dışında yaşayan Türkmenistan vatandaşlarının diplomatik temsilcilikler ve konsolosluklar aracılığıyla pasaport alabilmelerini ve mevcut pasaportlarını yenileyebilmelerini güvence altına alacak adımlar atılmasını talep etmek. 3. Seyahat özgürlüğüne yönelik keyfî kısıtlamalara son verilmesini istemek ve vatandaşların aile birleşimi hakkının korunmasını sağlamak. 4. Şiddet mağduru kadınların ve çocukların korunmasına özel önem vermek; güvenli sığınma evlerinin, kriz merkezlerinin ve etkili devlet destek mekanizmalarının oluşturulmasını desteklemek. 5. İnsan hakları savunucularına, gazetecilere, sivil toplum aktivistlerine ve aile üyelerine yönelik baskı ve takibatı, sınır ötesi yıldırma ve baskı vakaları da dâhil olmak üzere, gündeme getirmek. 6. Yargı bağımsızlığının güçlendirilmesine yönelik çabaları desteklemek ve ihlal edilen hakların korunması ile yeniden tesis edilmesi için etkili mekanizmaların oluşturulmasını teşvik etmek. 7. Yurt dışında yaşayan ve zorla geri gönderilme riskiyle karşı karşıya bulunan Türkmenistan vatandaşları için, Yeşil Koridor girişimi de dâhil olmak üzere, insani koruma mekanizmalarının desteklenmesi olasılığını değerlendirmek. 8. Türkmenistan vatandaşlarının haklarına yönelik ihlalleri belgeleyen bağımsız insan hakları kuruluşlarıyla düzenli diyalog kurmak ve ülkedeki insan hakları durumunu değerlendirirken bu kuruluşların bulgularını dikkate almak. --- İNSAN HAKLARI, DİPLOMATİK MÜZAKERELERİN DIŞINDA BIRAKILMAMALIDIR Avrupa Birliği temsilcilerine, resmî görüşmelerin, diplomatik açıklamaların ve iş birliği perspektiflerine ilişkin tartışmaların arkasında, bu sorunlardan doğrudan etkilenen gerçek insanların hayatlarının bulunduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bunlar, şiddete maruz kalan ve korunmak için nereye başvuracağını bilmeyen kadınlardır. Bunlar, korku ve tehdit ortamında yaşamak zorunda bırakılan çocuklardır. Bunlar, devlet tarafından uygulanan kısıtlamalar nedeniyle yıllarca birbirinden ayrı kalan ailelerdir. Bunlar, geçerli pasaportları olmadan yurt dışında mahsur kalan ve ülkelerine güvenli biçimde dönme imkânından yoksun bırakılan vatandaşlardır. Bunlar, temel insan haklarını ve özgürlüklerini savunmaya çalıştıkları için baskı ve zulme maruz kalan insan hakları savunucuları ve aktivistlerdir. Avrupa Birliği ile Türkmenistan arasındaki ilişkilerin gelişiminin yalnızca gerçekleştirilen diplomatik görüşmelerin veya imzalanan anlaşmaların sayısıyla değil, sıradan vatandaşların yaşamlarında sağlanan somut iyileşmelerle de değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ekonomik iş birliği, insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalma pahasına yürütülmemelidir. Dayanç Sivil İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan, Avrupa Birliği'ni diplomatik diyaloğu insan haklarının korunması alanında somut ve ölçülebilir sonuçlar elde etmek amacıyla kullanmaya çağırmaktadır. Türkmenistan halkının, özellikle de bugün korumasız durumda bulunan insanların seslerinin uluslararası düzeyde duyulmasını içtenlikle umut ediyoruz. Dayanç Sivil İnsan Hakları Platformu / Türkmenistan 🌐 Resmî internet sitesi: http://dayanchcivil.com/ Kaynak: Avrupa Birliği'nin Türkmenistan'daki Resmî Temsilciliği, 14 Ekim 2026 tarihli paylaşım. 🔗 https://x.com/EU4Turkmenistan/status/2110329838133186729

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç →
Logo