Aktivistler ve İnsan Hakları Savunucuları Kimdir?

Aktivistler ve İnsan Hakları Savunucuları Kimdir?

Sık sık aktivistlerin ve insan hakları savunucularının “beşinci kol”, “parayla tutulmuş”, “vatan haini” olduğu söylenir ve onlara daha pek çok yafta yapıştırılır. Üstelik bu tür söylemler özellikle Sovyet sonrası coğrafyada ve Orta Asya ülkelerinde yaygındır. Ama gerçekte bu insanlar kimdir? Neden nadiren takdir getiren, çoğu zaman ise risk, yalnızlık ve acıyla dolu bir yolu seçerler? ?? Aktivistler ve İnsan Hakları Savunucuları Kimdir? Aktivist, haksızlığa sessiz kalamayan kişidir. İnsan hakları savunucusu ise, kendisi savunmasız kalsa bile başkalarını koruma sorumluluğunu üstlenen kişidir. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek kenara çekilmezler. “Benim işim değil” demezler, başkasının çözmesini beklemezler. Herkes sustuğunda ilk ayağa kalkanlardır. İfade özgürlüğü, kadınların, göçmenlerin, tutukluların ya da çocukların hakları için mücadele ettikleri için maaş almazlar. Onların “ücreti”; tehditler, linç kampanyaları, tutuklama, sürgün, sevdikleri için duydukları korku… ve çoğu zaman toplumun sessizliğidir. ?? Her Gün Yaşadıkları Duygular Bir aktivist her gün umut ile tükenmişlik arasında yaşar. Sabah kendini düşünerek değil, “Bugün kimin yardıma ihtiyacı var?” sorusuyla uyanır. Geceleri ağlayabilir ama sabah yine mektuplar yazar, imzalar toplar, kendini savunamayanları savunur. Bu, istikrarsız ama derin bir anlam taşıyan bir hayattır. Korkarlar — ama yine de ileri adım atarlar. Acı hissederler — ama gerçeği söylemekten vazgeçmezler. Dostlarını kaybederler — ama insanlığa olan inancı bulurlar. ?? Tehlikeler ve Ödenen Bedel İktidarın gerçekten korktuğu ülkelerde aktivizm suç sayılır. Diktatörlüğün “vatanseverlik” olarak sunulduğu yerlerde, insan hakları savunucusu “hain” ilan edilir. Takip edilirler, tehdit edilirler, iftiraya uğrarlar, tutuklanırlar, sınır dışı edilirler ve hatta kaybedilirler. Birçoğu ülkesini terk etmek zorunda kalır, belgesiz ve sürgünde yaşar. Ama uzaktan da olsa mücadele etmeye devam ederler — şöhret için değil, geride kalanların hatırası için. ?? Neden Özgür Ülkelerde Bu Yaftalar Yok? Demokratik ülkelerde aktivistler düşman değil, toplumun vicdanıdır. Danışma kurullarında yer alırlar, vakıflar kurarlar, yasaların reformuna katkı sağlarlar, devletlere hatalarını gösterirler. Özgürlüğün olduğu yerde iktidar eleştiriden korkmaz — çünkü eleştiri gelişimi sağlar. Ama iktidarın halktan korktuğu yerde, gerçek suç haline getirilir. ?? Aktivistleri Ne Hareket Ettirir? Vicdan. Ne ideoloji, ne para, ne de talimat — sadece adalet duygusu. Birinin aşağılandığını, aldatıldığını, yoksun bırakıldığını görüp geçip gidememek. Bu, susturulamayan bir çağrıdır. Aktivistler düşman aramaz. Değişime giden yolu ararlar; sözün ve gerçeğin korku ve şiddetten daha güçlü olabileceğine inanırlar. ?? Hepsini Birleştiren Özellik En temel özellik: korkunun hüküm sürdüğü yerde bile insan kalma cesareti. Onlar ne azizdir ne de kitap kahramanı. Onlar, vicdanının kapatma düğmesi olmayan sıradan insanlardır. İşte bu yüzden rahatsız edicidirler. Çünkü başkalarına şunu hatırlatırlar: Sessizlik de bir tercihtir. ? Sonuç Yerine İnsan hakları savunucuları toplumun aynasıdır. Onlara “halk düşmanı” deniyorsa, bu o toplumda gerçeğin korku yarattığını gösterir. Eğer dinleniyorlarsa, değişime hazır olunduğu anlamına gelir. Bir gün bu insanlar ders kitaplarının kahramanı olacak. Ama bugün, başkalarının ışıkta uyanabilmesi için karanlıkta konuşan seslerdir. Diana Dadaşeva

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo