Ailelerin Sırtına Yüklenen Eğitim: Türkmenistan’da Okul ve Üniversitelerde Zorunlu Para Toplama Uygulamaları Sürüyor

Ailelerin Sırtına Yüklenen Eğitim: Türkmenistan’da Okul ve Üniversitelerde Zorunlu Para Toplama Uygulamaları Sürüyor

Ailelerin Sırtına Yüklenen Eğitim: Türkmenistan’da Okul ve Üniversitelerde Zorunlu Para Toplama Uygulamaları Sürüyor Türkmenistan’da yeni eğitim-öğretim yılı yalnızca derslerle değil, devlet eğitim sisteminin fiilen ailelerin üzerine yüklediği ek masraflarla da başladı. Azatlık Radyosu’nun okul ve üniversitelerden aktardığı bilgiler aynı tabloyu ortaya koyuyor: kötüleşen altyapı, sürekli para toplama uygulamaları, zorunlu satın almalar ve şeffaf mali hesap verilebilirliğin olmaması. Ahal vilayetinin Babadaýhan ilçesindeki bir okulda veliler, kırık sıra ve sandalyelerin çocukların kıyafetlerine zarar verdiğini bildiriyor. Velilere göre sınıf mobilyaları, yazı tahtaları ve hatta ahşap zeminler dahi kötü durumda. Buna rağmen kapsamlı bir onarım yapılması yerine velilerden kendi paralarıyla yeni mobilya almaları isteniyor. Yerel sakinlerin aktardığına göre, bir çocuğu okula hazırlamanın maliyeti en az 1.000 manat — yani ortalama aylık maaşın yaklaşık yarısı. İki ya da üç okul çağındaki çocuğu bulunan aileler için bu yük çok daha ağır. Birçok aile kıyafet ve okul malzemelerini borçla almak zorunda kalıyor. Okul kıyafetleri eski ve kırık mobilyalar nedeniyle zarar gördüğünde ise velilerin çoğu yenisini alacak maddi imkâna sahip değil. Masraflar bununla da sınırlı kalmıyor. Veliler, öğrencilerden düzenli olarak sözde tamirat ve diğer okul ihtiyaçları için para toplandığını söylüyor. Buna karşılık aileler ne somut bir iyileşme görebiliyor ne de toplanan paranın nasıl harcandığına ilişkin herhangi bir mali rapor alabiliyor. Bazı bölgelerde ayrıca günlük kapları, sınıf defterleri, tebeşir, kalem, peçete ve benzeri malzemeler için küçük ama sürekli para toplandığı da bildiriliyor. Azatlık’ın haberine göre aynı uygulama yükseköğretim kurumlarında da devam ediyor. Aşkabat’taki bazı üniversitelerde birinci sınıf öğrencilerinden kişi başı 1.500 manat talep edildiği bildiriliyor. Öğrencilere bu paranın spor kıyafeti, devlet bayrağı ve diğer eğitim malzemelerinin satın alınması için kullanılacağı söyleniyor. Bazı öğrencilerin gerekli spor kıyafetlerine zaten sahip olmalarına rağmen bunları kullanmalarına izin verilmediği ve üniversite yönetiminin onayladığı belirli bir kıyafeti satın almalarının zorunlu tutulduğu aktarılıyor. Azatlık’a anonim olarak konuşan bir öğretim görevlisi, bu tür bir spor kıyafetinin gerçek maliyetinin 200 manatı aşmayabileceğini, buna rağmen öğrencilerden çok daha yüksek meblağlar toplandığını ifade ediyor. 1.500 manat, ülkedeki en düşük aylık maaşlardan birine denk gelen bir tutar. Kıyafet, ayakkabı, kırtasiye, ulaşım ve diğer temel ihtiyaçları zaten karşılamak zorunda olan aileler için bu tür talepler eğitimi ciddi bir mali yüke dönüştürüyor. Öğrenciler, bu tür para toplama uygulamalarının birkaç ayda bir tekrarlanması hâlinde bazılarının eğitimlerini sürdürmekte dahi zorlanacağını açıkça dile getiriyor. Bu artık birkaç sıra, spor kıyafeti ya da okul malzemesi meselesi değildir. Ortada sistematik bir sorun vardır: kamu eğitimi yalnızca devlet bütçesinden değil, fiilen velilerin, öğrencilerin ve üniversite gençliğinin cebinden de finanse edilmektedir — çoğu zaman gönüllü rıza, şeffaf maliyet hesabı ve açık mali denetim olmaksızın. Ekonomik sıkıntıların ağırlaştığı bir ortamda bu uygulama özellikle kaygı vericidir. Bir çocuğun ya da gencin eğitim hakkı, ailesinin devlet eğitim sisteminin sağlaması gereken ihtiyaçlar için sürekli ödeme yapabilme gücüne bağlı olmamalıdır. Eğitim Bakanlığı ve yerel makamlar, bu para toplama uygulamalarının hangi hukuki dayanakla yürütüldüğünü, miktarları kimin belirlediğini, paranın nereye harcandığını ve devlet eğitim kurumlarının bakım masraflarının neden yeniden vatandaşların üzerine yıkıldığını kamuoyuna açıkça açıklamalıdır. Veliler okul kıyafeti almak için borçlanmak zorunda kalıyor, çocuklar kırık mobilyalarda eğitim görüyor ve öğrencilerden bir aylık maaşa denk gelen para talep ediliyorsa, buna artık “okula veya üniversiteye yardım” denilemez. Bu durum, eğitim sistemindeki ve devletin sosyal sorumluluğundaki derin krizin açık bir göstergesidir.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo