Şiddet Aşağılamayla Önlenemez: Türkmenistan’ın Acilen Kriz Merkezlerine, Kadınların Korunmasına ve Aile İçi Şiddete Karşı Yasaya İhtiyacı Var

Şiddet Aşağılamayla Önlenemez: Türkmenistan’ın Acilen Kriz Merkezlerine, Kadınların Korunmasına ve Aile İçi Şiddete Karşı Yasaya İhtiyacı Var

Şiddet Aşağılamayla Önlenemez: Türkmenistan’ın Acilen Kriz Merkezlerine, Kadınların Korunmasına ve Aile İçi Şiddete Karşı Yasaya İhtiyacı Var Daşoguz’da 35 yaşındaki bir öğretmenin 13 yaşındaki bir kız öğrenciye yönelik istismar şüphesiyle tutuklanması, Türkmenistan’daki en acı ve en fazla gizlenen sorunlardan birini yeniden gündeme getirdi: kadınları ve çocukları koruyacak gerçek bir sistemin bulunmaması. Ancak toplumdaki öfke yalnızca iddia edilen suçtan kaynaklanmadı. Bağımsız kaynaklara göre olayın ardından bölgedeki okullarda kız öğrenciler arasında toplu jinekolojik muayeneler ve sözde “bekâret kontrolleri” yapılmaya başlandı. Bu tür uygulamaların çocukları korumakla hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar insan onurunun aşağılanması, beden dokunulmazlığının ve özel hayatın ihlali, psikolojik baskı ve kolektif korku ortamının oluşturulması anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler kuruluşları defalarca “bekâret testlerinin” hiçbir bilimsel ya da tıbbi geçerliliği olmadığını ve insan hakları ihlali teşkil ettiğini vurgulamıştır. Bu durum özellikle Türkmenistan’ın Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi’ne (CEDAW) taraf olması nedeniyle daha da endişe vericidir. CEDAW Komitesi Başkan Yardımcısı Marianne Mikko Türkmenistan ziyareti sırasında şu açıklamada bulunmuştur: > “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi, Orta Asya ülkeleri de dahil olmak üzere tüm 189 taraf devlet için hukuken bağlayıcıdır.” Kendisi ayrıca Türkmenistan’ın kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti kapsayan özel bir yasa kabul etmesi gerektiğini ifade etmiştir. Kaynak: UN Human Rights Central Asia https://bit.ly/4m5bWzg Ancak gerçekler bunun tam tersini göstermektedir. Türkmenistan’da hâlâ aile içi şiddete karşı kapsamlı bir yasa bulunmamaktadır, işleyen kriz merkezleri yoktur ve kadınlar ile kız çocukları çoğu zaman korku, baskı ve sessizlik içinde yalnız bırakılmaktadır. En korkutucu olan ise birçok çocuğun güvenli şekilde nereden yardım isteyebileceğini bilememesidir. Bir kız çocuğu ailesine konuşmaktan korkuyorsa, gerçekte güvenli hiçbir alternatifi bulunmamaktadır: — anonim kriz merkezleri yok; — gizli yardım hatları yok; — bağımsız psikolojik destek sistemi yok; — güvenli sığınma merkezleri yok; — güven ve koruma temelli bir ortam yok. Bu nedenle Türkmenistan’ın acilen şunlara ihtiyacı vardır: — kadınlar ve çocuklar için kriz merkezleri; — anonim psikolojik destek; — acil yardım hatları; — eğitimli sosyal hizmet uzmanları; — çocuk koruma alanında uzman profesyoneller; — şiddet mağdurları için gerçek koruma mekanizmaları. Birçok ülkede kriz merkezleri, olaylar geri dönülmez hâle gelmeden önce trajedilerin önlenmesine yardımcı olmaktadır. Bir diğer son derece önemli konu ise kapsamlı cinsel eğitimdir. Bu mesele bazı çevrelerin iddia ettiği gibi “çocukları bozmak” değildir. Bu; temel bilgilerin verilmesi anlamına gelir: — kişisel sınırların ne olduğunu anlamak; — istismarı ve zorlamayı tanıyabilmek; — nereden yardım istenebileceğini bilmek; — hiç kimsenin tehdit etmeye, korkutmaya veya korkuyu kullanmaya hakkı olmadığını anlamak. Bu konuları susturmak çocukları korumaz, aksine onları daha savunmasız hâle getirir. Ayrıca ağır sosyal ve psikolojik kriz yaşayan kadınlar için “baby box” sistemlerinin ve anonim destek mekanizmalarının oluşturulması da son derece önemlidir. Birçok ülkede bu sistemler; bebek ölümlerini, intiharları ve toplumsal baskı korkusundan kaynaklanan trajedileri önlemeye yardımcı olmaktadır. Bugün ise destek ve koruma yerine toplum bir kez daha baskıya, korkuya ve kız çocuklarının bedenleri üzerindeki denetime tanık olmaktadır. İnsan hakları savunucuları ve uluslararası gözlemciler yıllardır Türkmenistan’da kadın haklarının korunması konusunda ilerleme kaydedilmediğine dikkat çekmektedir. Progres.online daha önce şu ifadeleri kullanmıştır: > “Türkmenistan, aile içi şiddete karşı bir yasanın kabul edilmesini ataerkil ve otoriter yapılar için bir tehdit olarak gören bölgedeki tek ülkedir.” Kaynak: https://progres.online/ Yayın ayrıca devlet kurumlarının kadınlara ve kız çocuklarına yönelik sistematik ihmal ile mücadele edecek ne siyasi iradeye ne de etkili mekanizmalara sahip olduğunu vurgulamıştır. Bu tablo karşısında, istismar vakalarının ardından kız öğrencilerin “bekâret kontrolüne” tabi tutulduğu yönündeki haberler daha da korkutucu görünmektedir. Suçlarla mücadele, kız çocuklarını aşağılayarak ve onlar üzerinde kolektif baskı kurularak yapılamaz. Şiddet korkuyla durdurulamaz. Şiddet sessizlikle durdurulamaz. Ve şiddet, mağdurları aşağılayarak asla önlenemez. Gerçek koruma şunlarla başlar: — yasalarla; — güvenle; — kriz merkezleriyle; — psikolojik destekle; — eğitimle; — insan onuruna ve beden dokunulmazlığına saygıyla.

İletişime Geçin

Dayanch olarak, her bireyin temel haklarını korumak ve geliştirmek için çalışıyoruz.

İletişime Geç
Logo